Tüm Haberler

Üniversite tercihleri ne zaman başlıyor?

2017 LYS sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler üniversite tercihleri yapacak. Peki, 2017 Üniversite tercihleri ne zaman? Üniversite tercihleri nasıl yapılır?   Üniversite tercihleri ne zaman başlıyor? Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi ( ÖSYM) tarafından üniversite adaylarına yönelik yapılan Lisans Yerleştirme Sınavı'nın ( LYS) sonuçlarının açıklanmasının ardından, aldığı puana göre üniversiteye yerleşecek öğrenciler, üniversite tercihlerinin ne zaman başlayacağını merak ediyor. Peki, 2017 üniversite tercihleri ne zaman başlıyor? Üniversite tercihleri nasıl yapılır?   ÜNİVERSİTE TERCİHLERİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?   2017 LYS sonuçları ÖSYM tarafından açıklandı. Aldığı puana göre tercihlerini yapacak adaylar, tercih işlemlerinin ne zaman başlayacağını araştırıyor. ÖSYM'nin yayımladığı takvime göre, üniversite tercihleri 18 Temmuz 2017 tarihinde başlayacak. 26 Temmuz 2017 tarihine kadar sürecek olan LYS tercih işlemleri için, adaylara bir de tercih kılavuzu sunulacak. Tercih kılavuzu, ÖSYM tarafından tercihlerin başladığını belirten ilanla birlikte eş zamanlı olarak yayınlanacak ve adaylar bu kılavuz üzerinden tercihlerini yapabilecekler. Tercih yapmak için adayların ilk olarak ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'ne (AİS) giriş yapmaları gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası ve Aday Şifresi ile sisteme giriş yapacak olan adaylar ardından tercih yapma ekranı üzerinden tercihlerini gerçekleştirecekler. Ağustos ayında tercih sonuçlarının açıklanmasının ardından ÖSYS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 14-18 Ağustos 2017 tarihleri arasında yapılacak. Elektronik kayıtlar ise 11-16 Ağustos tarihleri arasında alınacak. ÜNİVERSİTE TERCİHLERİ NASIL YAPILIR?   Tercihler, T.C. Kimlik Numarası ve şifre ile ÖSYM'nin http://ais.osym.gov.tr internet adresinden bireysel olarak yapılacaktır. Adaylar, tercihlerini internet üzerinden elektronik ortamda göndererek tercih bildirimini tamamlayacaklardır. Bunun dışında tercih bildiriminde bulunulamaz. Adaylar puanlarını ve mezun oldukları okul türlerini göz önünde tutarak hangi tablolardan tercih yapabileceklerini belirleyeceklerdir. Adaylar, sadece tercih yapabilecekleri tablolardan olmak koşuluyla girmek istedikleri yükseköğretim programlarını saptayacaklar, bu programların kodları ve adları ile bağlı oldukları üniversite ve fakülte/yüksekokul adlarını tercih sırasına göre yazacaklardır. Adayların, yükseköğretim programları arasından tercih yapmaya başlamadan önce, bu Kılavuzdaki tabloların hangilerindeki programlardan tercih yapma haklarının bulunduğunu belirlemeleri gerekir. Tablo 3'te yer alan ön lisans programlarını, 2017-YGS’de ilgili puan türünde 150 ve üzeri puan alanlar tercihleri arasında gösterebileceklerdir. Tablo 4'teki yükseköğretim programlarını 2017-YGS/LYS'lerde ilgili puan türünde 180 ve daha fazla puan alan adaylar tercihleri arasında gösterebileceklerdir.   Yukarıdaki açıklamalara göre her adayın, girmek istediği programları Tablo 3 veya Tablo 4'ten bularak tercih sırasına koyması gerekir. Tercih sırası önemlidir. Tercih yanlışlıklarından doğacak sonuçların bütün sorumluluğu adaya ait olacaktır. Tercih alanlarının tamamının doldurulması zorunlu değildir. Örneğin, bir aday tercih bildiriminde yalnızca dört programı göstermek istiyorsa ve bunlardan herhangi birine giremediği takdirde başka bir yerde okumak istemiyorsa, sadece bu dört programı yaz abilecektir. 2017- ÖSYS sonuç bilgilerinde her adayın hesaplanan yerleştirme puanlarına ilişkin başarı sıraları yer alacaktır. YERLEŞTİRME NE ZAMAN VE NASIL YAPILACAK?   Yükseköğretim programarına öğrenci alınmasında, ÖSYM tarafından yapılan Merkezî Yerleştirme ile yükseköğret im kurumları tarafından yapılan Özel Yetenek Sınavıyla Seçme olmak üzere iki farklı yöntem kullanılır. Merkezî yerleştirme yöntemi aşağıda açıklanmıştır. Özel Yetenek Sınavıyla Seçme yöntemi ise 5. maddede anlatılmaktadır. Merkezî Yerleştirmede adaylar, yükseköğretim programlarına, yerleştirme puanları ile varsa ek puanları, yükseköğretim programları ile ilgili tercihleri ve bu programların kontenjan ve koşulları göz önünde tutularak ÖSYM’ce yerleştirilir. Tablo 6A ve 6B ortaöğretimdeki bazı alanlar ile aynı alanda olduğu kabul edilen ek puanları ile yerleştirilebilecekleri lisans programlarını, Tablo 6C ise mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındaki alanların devamı niteliğinde olduğu kabul edilen ve ek puanları ile yerleştirilebilecekleri ön lisans programlarını göstermektedir. Tablo 1A’da hangi puan türünde en az kaç YGS/LYS puanı alan adayların hangi yükseköğretim programlarını tercih edebilecekleri ya da yükseköğretim programlarına ön kayıt yaptırabilecekleri görülmektedir. YGS puanlarından 150’nin altında olanlar için yerleştirme puanı (Y-YGS), LYS puanlarından 180’in altında olanlar için ilgili Y-LYS puanı hesaplanmayacaktır. Teknoloji Fakültelerinin / Sanat ve Tasarım Fakültelerinin / Turizm Fakültelerinin mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları mezunları için ayrılan kontenjanlarına (M.T.O.K.), mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının Tablo 6B.2'de belirtilen alan/dallarından mezun olan adaylar öncelikli olarak yerleştirilecektir. Kontenjanların boş kalması durumunda genel lise mezunları ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının diğer alan/dallarından mezun olan adaylar da tercih ettikleri takdirde bu kontenjanlara yerleştirileceklerdir.   EK YERLEŞTİRME NASIL YAPILACAK?   Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM’ye bildirilecektir. Y ükseköğretim programlarının 201 7- ÖSYS sonuçlarına göre yapılan genel yerleştirme sonunda boş kalan veya kaydolmama nedeniyle dolmayan kontenjanlarına ÖSYM tarafından merkezî olarak Ek Yerleştirme yapılacaktır. Merkezî yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar , ek yerleştirme için başvuramayacaktır. Ek Yerleştirmede ; ön lisans ve lisans programlar ın a merkezî genel yerleştirmedeki en küçük puanlarının altında puanı olan aday yerleştirilmeyecektir. Kesin kayıt sonunda kontenjan açığı kalan programlara ön kayıtla öğrenci alınmayacaktır. Ek yerleştirme tercih ücreti 15,00 TL olacaktır. Ek yerleştirme için tercih yapan adaylardan ek yerleştirme ücretini yatırmayanların ek yerleştirme için yapmış oldukları tercihler işleme alınmayacaktır.  

Öğrenci Pasaportu Nedir? Nasıl Alınır ?

Öncelikle bu konuda müthiş bir bilgi kirliliği olduğu konusunda uyararak başlamak istiyorum:  Çünkü kimlerin harçsız olarak pasaport sahibi olabileceği ile ilgili 10 Şubat 2016’da yeni bir düzenleme getirildi ve herkes hala eski düzenlemeleri anlatıyor. Daha önce okuduklarınızı unutun. Artık öğrencilerin okul ile alakalı bir sebep göstermeksizin harçsız pasaport alma hakkı var. Sebebi ister Interrail için olsun, ister Ibiza’da köpük partisi için ya da canım sınır kapısından bir geçip bu yana bi bakıp gelmek istedi,  hiç fark etmez, harçsız pasaport çıkartma hakkına tüm 25 yaş altı öğrenciler sahip. Kimse zaten size yurt dışına neden çıkıyorsunuz diye sormayacak. Kanun diyor ki; 25 yaşın altında olması ve öğrenci olması harçsız pasaport alabilmesi için yeterli sebeptir. Yazının en altındaki bölümden 6663 sayılı Kanunun 4. maddesini okuyup, kendiniz teyid edebilirsiniz.    ÖĞRENCİ PASAPORTU NEDİR? En özet haliyle: Öğrenci Pasaportu = 25 Yaş Altındaki Tüm Öğrencilerin Harç Ödemeden Çıkartabileceği Bordo Pasaport  Yani klasik bordo pasaport. Tek farkı harç ödemeden alınabilmesi. 10 Şubat 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlan kararla bordo pasaportu harç ödemeden çıkarttırabilecek vatandaşların kapsamı genişletildi. Artık 25 yaş altındaki öğrencilerin tümü harç ödemeden pasaport çıkarttırabiliyor.    25 yaş altı öğrencilerin çıkartabileceği harçsız pasaporttan “Öğrenci Pasaportu”olarak bahsedeceğiz. Aşağıda öğrenci pasaportunu detaylıca anlattık. Ama önce kısaca öğrenciler dışında başka kimler harçsız pasaport çıkarttırabilir ona bakalım: ÖĞRENCİ PASAPORTU (HARÇSIZ BORDO PASAPORT) KİMLERE VERİLİR? Yukarıda anlattığımız gibi öğrenci pasaportu aslında standart bordo pasaport ile aynı şey. Tek farkı öğrencilerin harç ödemekten muaf olması.  İnternette konuyla ilgili yanıltıcı bilgiler okumuş olabilirsiniz çünkü harçsız olarak bordo pasaport çıkartma hakkının kapsamı 2016’da genişletildi ama hala eski bilgiler hala internette dolanıyor. Eskiden sadece eğitim, yarışma, sosyal ya da sportif organizasyon amacıyla yurtdışına giden öğrencilere veriliyordu. Yani yaz tatilinde Interrail’a yapmak isteyen bir öğrenci harçsız olarak pasaport alamıyordu. Artık kapsamı genişletildi ve  25 yaş altı tüm öğrenciler ister tatil, ister eğitim amaçlı olsun, yurtdışına giderken harçsız pasaport çıkartabilir oldu. Fakat özellikle altını çizmekye fayda var ki sadece 25 yaş altı olmak yetmiyor harçtan muaf olmak için illa ki öğrenci olmanız gerekli. 8 Yaşından Küçük Öğrenciler Harçsız Öğrenci Pasaportu Alabilir Mi? 18 yaşından küçüklere de harçsız pasaport veriliyor ancak defter bedelinin ödemeniz gerekiyor. O yaşlarda görüntüleri çok hızlı değiştiği için en fazla 5 yıllık geçerliliktepasaport veriliyor. Her iki ebeveyn ve çocuğun birlikte emniyete gitmesi gerekiyor. Okuldan veya e-devlet üzerinden öğrenci belgesi alınması da gerekmekte. 18 Yaşından Büyük Öğrencilere Harçsız Öğrenci Pasaportu Ne Kadar Süre İle Verilir? 18 yaşını doldurmuş öğrenciler 25 yaşlarına kadar ya da kalan öğrenim süreleri boyunca geçerli olacak sürede pasaport alabiliyor.  Örneğin; öğrenci 24 yaşındaysa sadece 1 seneliğine eğer 19 yaşındaysa 6 seneliğine harçsız pasaport alabiliyor. 25 yaştan kastedilen 25 yaşını doldurmamış (26 yaşından gün almamış) olmak. Yani, doğduğunuzdan bu yana “25 yıl, 0 gün” olduğu andan itibaren artık harç ödemeniz gerekiyor. Bu haktan faydalanmak için illa Türkiye’de okuyor olmak gerekmiyor.  Aynı şekilde Erasmus, lisans ya ad yüksek lisans, yabancı dil kursu veya diğer öğrenci değişim programlarıyla yurtdışında öğrenci olan Türk öğrenciler de harçsız pasaport hakkına sahipler. ÖĞRENCİ PASAPORTU İÇİN GEREKLİ BELGELER 1. Nüfus Cüzdanının Aslı Ehliyet olmaz, mutlaka nüfus kağıdı olması gerekir. Ayrıca üzerince TC numaranızın yazması gerekiyor. Eski tip, TC numarasız bir nüfus kağıdıınız varsa bununla işlem yapamazsınız. Önce gidip yenilemeniz gerekiyor. Bir de öğrenci 15 yaşından büyükse nüfus kağıdında fotoğrafının bulunması şart. Ayrıca nüfu kağıdınızın da fotokopisini de yanınızda bulundurun deriz. 2. 2 Adet Biyometrik Fotoğraf Biliyorsunuz, biometrik pasaportlara geçeli, eski tip vesikalıklar tarihe karıştı. Artık biometrik fotograf olması gerekiyor. Aslında eski vesikalık ve biometrik vesikalık arasında çok da fark yok. Sadece yüzünüzün daha net görünebilmesi için getirilen bazı kriterler var: Mesela kahküllerinizi artık yüzünüze dökülmeyecek şekilde toplamanız ve gülümsemeden nötr bir ifade ile poz vermeniz, kafanızı sağa ya da sola eğmeden tam kameraya tam karşıdan bakmanız, fonun desensiz düz beyaz olması gibi standartları var. Ama bunları sizin öğrenmenize gerek yok, zaten fotoğrafçılar yönlendiriyor. Biometrik fotograf her fotoğrafçıda çektirilebiliyor.  3. Eski Pasaportlar (Varsa) Daha önce pasaport çıkarttıysanız bunların hepsini yanınızda bulundurun.  4. Pasaport Bedeli Dekontu Pasaport harcı ve defter bedeli ayrı şeyler. Normalde pasaport çıkartan herkesin bu ikisini de ödemesi gerekiyor. Öğrencilerinse pasaport harcı ödemeleri gerekmiyor    Kaynak;www.bizevdeyokuz.com

Çalışan Öğrencilerimizden Enes AYDIN "Öğrenci Olmak ve İş Hayatı"

Öğrenci Olmak Ve İş Hayatı      Ben Enes Aydın 19 Yaşındayım. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Uluslararası Ticaret Lojistik  2.sınıf öğrencisiyim. Hayalim ise okul sıralarında geçirdiğim ve hala geçirmekte olduğum zamanın boşa olmaması için kendimi en iyi şekilde geliştirerek ticaret hayatında başarılı bir yönetici olmak. Bunu hayalime ulaşmaya çalışırken de eğitim aldığım dönemlerde çalışarak iş tecrübesini erkenden kazanmak ve aile bütçesine, kendi bütçeme katkıda bulunmak benim için önemli bir faktör… Çalışmak hayatımızda sadece para kazanmak için olmamalı. Elbette ki insanların geçimini sağlaması için iyi bir ücret almak istemesi birinci hedeftir. Lakin biz öğrenciler iş hayatında tecrübe kazanmak için ve insanlarla aramızda olan veya olacak olan ilişkilerde çekingen olmamak için çalışmak, İş deneyimi açısından önemlidir. Mezun olduğumuzda bir işe başladığımızda ne yapılması gerektiğini kimlerle nasıl konuşmamız gerektiğini bilmek bizi artı yönde etkileyecektir. Önceden zamanımın çoğunu part-time iş ilanları ararken harcardım. Yaklaşık bir buçuk sene önce güzel bir iş ortamında kendimi buldum ve hem üniversite hayatımı hem iş hayatımı birlikte geçirmenin keyfini ve yorgunluğunu tatmaya başladım. Okulda gördüğüm derslerle iş hayatında edindiğim tecrübeleri birbirine harmanlayarak kendime çok şey kattım ve katmaya devam ediyorum. İş yerinde Alt-Üst ilişkilerinin ne şekilde olduğunu, çalışanların ve müdürlerin birbiriyle nasıl koordineli çalıştığını, aynı düzeydeki elemanların davranışları bana çok şey kattı. Bana katan aklımda kalıcı en önemli durum ise mevkiiniz ne olursa olsun saygı ve disiplini elden bırakılmaması gerektiğidir. Derslerden kalan boş vaktimde çalıştığımda o zorluğu görünce okulda derslerime daha fazla asılmam gerektiğini anladım. Çalışma şeklim ise yöneticilerden aldığım görevleri en iyi ve en hızlı şekilde yapmak oldu. Bu bana zamanı yönetmeyi ve doğru işe doğru insanı nasıl yerleştirmeyi işletme dersin de olduğu gibi aklımda kalmasını sağladı. Sonra dersin sadece okullarda verilmediğini öğrendiklerimizi sahaya çıkıp uygulamayı, bildiklerimizin sadece teoriden ibaret olmaması için çalışmayı gerçekten keyifle sürdürmeye devam ettim. Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Çalışmak biz öğrencilere sadece para kazandırmaz, en önemli kazanım olan ‘İş Tecrübesi’ni kazandır. Ve diğer çalışmayan arkadaşlarınızdan bir farkınız olduğunu size hissettirir.Ayrıca çalışmak ileride okuduğumuz bölüm ne olursa olsun yaptığımız meslek hangisi olursa olsun daha önceden kazandığımız tecrübeyle insanlarla olan iletişimimizde bizi rahatlatacak ve gergin olmamızı,yabancılık çekmememizi sağlayacaktır…        

Ne Zaman Emekli Olabilirim? Emekli Olmak Hayal mi?

Emeklilik geçiş tabloları erkekler ve bayanlar için ayrı ayrı düzenlenmiştir. 2015 SSK emeklilik tablolarında emeklilik yaşı ve ssk ya ödenmesi gereken primler ve  sigortalılık süresi bulunmaktadır. Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını karıştırmamak gerekir.Sigortalılık süresi ilk sigortalılığınızdan hesaplama yaptığınız güne kadar yada emekli olacağınız tarihe kadar geçmiş süredir.Aralarda boşluk olması önemli değildir.Dolayısı ile sigortalılığınız ne kadar erken başlamışsa  o kadar avantajınızadır. Bir hususu daha açıklamak isterim. Tablolardan yararlanırken eğer askerlik borçlanması yapacaksanız askerliğiniz ilk sigortalılığınızdan öncemi sonramı ona bakmanız gerekir. Askerliğiniz ilk sigortalılığınızdan önce ise ilk borçlandığınız süre kadar ilk sigortalılığınızı geri çekeceksiniz. Bu hususu unutmayın   SSK emeklilik tablosu Erkekler   İşe Başlama Tarihi erkeklerin emekliliği için sigortalılık süresi (ilk sigortalılık ile emeklilik başvuru tarihi arasında geçen süre ) erkeklerin emekliliği için Tamamlaması gereken yaş erkeklerin emekliliği  için tamamlaması gereken prim ödeme süresi 08.09.1976   öncesi 25 Yıl Yok 5000 09.09.1976-23.05.1979 arası 25 yıl 44 5000 24.05.1979-23.11.1980 arası 25 yıl 45 5000 24.11.1980-23.05.1982 arası 25 yıl 46 5075 24.05.1982-23.11.1983 arası 25 yıl 47 5150 24.11.1983-23.05.1985 arası 25 yıl 48 5225 24.05.1985-23.11.1986 arası 25 yıl 49 5300 24.11.1986-23.05.1988 arası 25 yıl 50 5375 24.05.1988-23.11.1989 arası 25 yıl 51 5450 24.11.1989-23.05.1991 arası 25 yıl 52 5525 24.05.1991-23.11.1992 arası 25 yıl 53 5600 24.11.1992-23.05.1994 arası 25 yıl 54 5675 24.05.1994-23.11.1995 arası 25 yıl 55 5750 24.11.1995-23.05.1997 arası 25 yıl 56 5825 24.05.1997-23.11.1998 arası 25 yıl 57 5900 24.11.1998-08.09.1999 arası 25 yıl 58 5975 09.09.1999-30.04.2008  arası prim ödeme gün sayısı 25 yıl  olduğu için otomatik olarak en az 25 yıl olmak zorunda 60 7000 Not erkekler  60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün, emeklilik primi ödemiş olmaları şartı ile emekliliğe  hak kazanabilirler 01.05.2008- 2035 e kadar prim ödeme gün sayısı en az 25 yıl 100 gün  olduğu için otomatik olarak en az 25 yıl 100 gün olmak zorunda 60 Kademeli artış var Kanunun yürürlüğe girdiği 01.05.2008 tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak  1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.       ssk bayanların  emeklilik tablosu   Kadın Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı İşe Başlama Tarihi Bayanların  emekliliği için sigortalılık süresi (ilk sigortalılık ile emeklilik başvuru tarihi arasında geçen süre ) bayanların  emekliliği için Tamamlaması gereken yaş bayanların emekliliği  için tamamlaması gereken prim ödeme süresi 01.04.1981 öncesi 20 yıl Yok 5000 01.04.1981-08.09.1981 arası 20 yıl 38 5000 09.09.1981-23.05.1984 arası 20 yıl 40 5000 24.05.1984-23.05.1985 arası 20 yıl 41 5000 24.05.1985-23.05.1986 arası 20 yıl 42 5075 24.05.1986-23.05.1987 arası 20 yıl 43 5150 24.05.1987-23.05.1988 arası 20 yıl 44 5225 24.05.1988-23.05.1989 arası 20 yıl 45 5300 24.05.1989-23.05.1990 arası 20 yıl 46 5375 24.05.1990-23.05.1991 arası 20 yıl 47 5450 24.05.1991-23.05.1992 arası 20 yıl 48 5525 24.05.1992-23.05.1993 arası 20 yıl 49 5600 24.05.1993-23.05.1994 arası 20 yıl 50 5675 24.05.1994-23.05.1995 arası 20 yıl 51 5750 24.05.1995-23.05.1996 arası 20 yıl 52 5825 24.05.1996-23.05.1997 arası 20 yıl 53 5900 24.05.1997-23.05.1998 arası 20 yıl 54 5975 24.05.1998-23.05.1999 arası 20 yıl 55 5975 24.05.1999-08.09.1999 arası 20 yıl 56 5975 09.09.1999-30.04.2008 arası prim ödeme gün sayısı 25 yıl  olduğu için otomatik olarak en az 25 yıl olmak zorunda 58 7000 (Not bayanlar 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün, Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemeleri şartı ile emekliliğe  hak kazanabilirler 01.05.2008- 2035’e kadar prim ödeme gün sayısı en az 25 yıl 100 gün  olduğu için otomatik olarak en az 25 yıl 100 gün olmak zorunda 58 Kademeli artış var Kanunun yürürlüğe girdiği 01.05.2008 tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak  1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.                                           8.09.1999- 30.04.2008  Tarihileri arasında ilk defa Sigortalı Olan Erkekler 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödeyerek de emekli olabiliyor 08.09.1999 - 30.04.2008 tarihleri arasında ilk defa işe giren erkek sigortalılar (2000,201,2002,2003,2004,2005,2006,2007 yıllarında işe girmiş erkeklerin emekliliği dahil)  1- 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,   2-  60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün, emeklilik primi ödemiş olmaları şartı ile emekliliğe  hak kazanacaklardır. 08.09.1999 - 30.04.2008 tarihleri arasında ilk defa  işe giren bayanlar  (2000,201,2002,2003,2004,2005,2006,2007 yıllarında işe girmiş bayanların  emekliliği dahil)             1-  58 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,             2- 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün, Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemeleri şartı ile emekliliğe  hak kazanacaklardır.   Kaynak; www.calışmadünyası.com      

İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI

  İlk Yardım Nedir? Herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır. İlk yardımcı kimdir? İlk yardımın tanımında belirtilen amaç doğrultusunda, hasta/yaralıya tıbbi araç ve gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle, sağlık ekibi gelinceye kadar, ilaçsız uygulamaları yapan, konuyla ilgili eğitim sonunda ilk yardımcı sertifikası almış kişiyi tanımlar. İlk yardımın öncelikli amaçları nelerdir? Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak, Hasta/yaralının durumunun kötüleşmesini engellemek, İyileştirmeyi kolaylaştırmak ilk yardımın öncelikli amaçlarıdır.   İlk Yardım Temel Uygulamaları Koruma: Olay yerinde olası tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır. Kazaya uğrayan araç mümkünse güvenli bir alana alınmalıdır. Olay yeri görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır. Kazaya uğrayan aracın kontak anahtarı kapatılmalıdır. Sigara içilmemelidir ve içilmesine izin verilmemelidir. Gaz varlığı söz konusu ise; zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Gaz tüpünün vanası kapatılmalıdır, ortam havalandırılmalıdır. Kıvılcım oluşturacak ışıklandırma veya çağrı araçlarını kullanımına izin verilmemelidir. Hasta/yaralılar yerlerinden kımıldatılmamalıdır. Hasta/yaralılar yaşam bulguları yönünden değerlendirilmelidir. Kanamalı durumlarda mutlaka Hepatit B, C, HIV/AİDS gibi hastalıklara karşı korunmak için eldiven giyilmelidir. Bildirme: En hızlı şekilde gerekli yardım kuruluşlarına ( 112 )  haber verilmesidir. 112 arandığında kesin yer ve adres, kim, hangi numaradan arıyor, olayın tanımı, hasta ya da yaralı sayısı, durumu, nasıl bir yardım aldıkları açıklanmalıdır. Kurtarma: Olay yerinde hasta yaralılara müdahale; hızlı ancak sakin ve bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Hasta/yaralının durumunun değerlendirilmesine bağlı olarak ilk yardım yapılmalıdır. Eğer ilk yardım bilinmiyorsa asla hasta/yaralıya dokunulmamalı ve kımıldatılmamalıdır.   İlk yardımcının müdahalede yapması gerekenler Hasta/yaralının durumunu değerlendirmek Hasta/yaralının korku ve endişelerini gidermek, Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek, Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını engellemek için gerekli müdahalede bulunmak, Kanama, kırık, çıkık ve burkulma vb. durumlarda yerinde müdahale etmek. Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek, Hasta/yaralıları hareket ettirmeden müdahale yapmak, Hasta/yaralıların en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112), Ancak herhangi bir tehlike yok ise hasta ya da yaralı yerinden kımıldatılmamalıdır.

CV Nasıl Hazırlanır?

Cv nedir: İş başvurusunda bulunan veya işe alınmak istenen adayın geçmişe dönük (özgeçmiş) tecrübelerini, akademik bilgilerini ve iletişim bilgilerini sunum yapan yazılı belgedir. İşverenler, işçiyi görüşmeye çağırmadan önce cv bilgilerini inceler ve işe uygunluğunun ilk testini yapmış olur. CV Nasıl Hazırlanır?    Temel olarak bir cv-özgeçmiş şu soruları yanıtlar: Kişisel bilgileri: Adı, soyadı,  fotoğrafı, doğum yeri, yaşı, cinsiyeti, medeni hali vb. İrtibat Bilgileri: Ev telefonu, cep telefonu, mail adresi, ulaşılamadığında ulaşılabilecek bir yakını vb. Eğitim Bilgileri: Bitirdiği okullar, varsa halen okumakta olduğu okul, yüksek okul, fakülte vb. Geçmiş İş Tecrübeleri: Çalıştığı firmalar, bağımsız yaptığı işler, ticaret, staj, proje vb. Referanslar: Bu iş için sizi önerebilecek kişiler (daha önceden çalıştığınız üstleriniz veya sizi tanıyan sözü sayılır kişiler). Evet, kaba taslak baktığımızda yukarıdaki soruları bir araya getirmek “cv nedir?” sorusunu yanıtlıyor. Bu maddeleri sırasıyla, paragraflar şeklinde düz A4 kağıda yazarak CV oluşturabiliriz. Etkili Bir CV Hazırlamak İçin Bu Maddelere Dikkat Edin Öncelikle doğru bilgilere yer vermek çok önemlidir. (Dürüst olmak avantaj değil zorunluluktur) Cv’nizde kullandığınız fotoğrafa dikkat edin! Mükemmel bir Cv’niz olsa bile yanlış kullanılmış fotoğraf işi kaybetmenize neden olabilir. Vesikalık ve ön profilden çekilmiş fotoğrafınızı kullanmanız en mantıklı seçim olacaktır. fotoğrafta kirli sakal, dağınık saç, cırtlak renk t-shirt gibi göze batacak olumsuzluklar olmamalıdır. Başvurduğunuz pozisyonla ilgili iş tecrübelerinizi muhakkak yazmalısınız. İş tecrübelerinizi en son çalıştığınız yerden başlayarak ilk çalıştığınız yere doğru sıralayarak yazınız. Geçmiş iş tecrübelerinizde işe başlama ve işten ayrılma tarihlerini birbiriyle çakışmayacak şekilde yazmalısınız. Yani hafızanızı zorlamak durumunda kalırsanız bu konuda hata yapmamaya özen gösteriniz. İş tecrübelerinizin altında kısa cümlelerle “yaptığınız işin size neler kazandırdığını ve edindiğiniz tecrübeleri” yazmanız yararınıza olacaktır. Genelde bu boşluk “İşin tanımı” şeklinde nitelendirilir.Örnek:X Firması / Satış danışmanı pozisyonu: “Firmadaki görevim x aksesuarlarını, mağazamızı ziyaret eden perakende müşterilerine tanıtmak, müşterilerin ihtiyaçlarını belirlemek ve doğru ürünü satınalmasını sağlamak. Bunun yanısıra pazar araştırması yapmak, rakip firmaların ürünlerine göre X firmamın ürünlerinde  artı-eksileri belirlemek. Görev yaptığım süre içersinde müşteri itirazlarını karşılamayı daha iyi öğrendim. Firmamızdaki tecrübeli iş arkadaşlarım bu konuda bana uzman rehberlik sağladı.” Yine başvuru yaptığınız pozisyonla ilgili sahip olduğunuz sertifika ve belgelere cv’nizde yer veriniz. Bu bazen herhangi bir seminere katılım sertifikası da olabilir. Neticede bir saatlik katılım dahi olsa konuya olan ilginizi sergileyecektir. Referanslarınız varsa muhakkak işverenler tarafından dikkate alınacaktır. Referans verirken daha önce beraber çalıştığınız kişileri referans olarak yazmanız ve bu kişilerden öncesinde izin almanız çok önemli bir detaydır. Eğitim bilgileriniz en son mezun olduğunuz eğitim kurumundan başlayarak lise bilgilerinize kadar sırasıyla olmalıdır. (Bazı kuruluşlar ilkokul bilgilerini de talep etmektedir) Eğer başvurduğunuz pozisyona ilişkin iş deneyiminiz yoksa eğitim hayatınızda edindiğiniz bilgilere(başvurduğunuz pozisyonla ilgili) yer verebilirsiniz. Akademik başarılarınız varsa eğitim bilgilerinize dip not olarak düşmeniz daha  etkili bir cv için önemli olacaktır. Örneğin: “Mezun olduğum meslek lisesini bölüm birincisi olarak tamamladım.” Cv’nize ön yazı eklemek istiyorsanız veya Cv’nizde kısa bir not bölümü ayırdıysanız, başvuracağınız pozisyonla ilgili kariyer hedefinizi yazmayı unutmayın.Örnek: “İlanınızla ilgileniyorum çünkü aradığınız kriterleri (Esnek çalışma saatlerine uygun, mağazacılığı meslek edinmiş, x bölüm mezunu vs.) sağlıyorum ve mesleğimde kariyer sahibi olmak için firmanıza güveniyorum.”   

Ygs Puanları Nasıl Hesaplanır?

Üniversiteye yerleşmek için sınava giren adaylar için, hiç kuşkusuz ki Ygs dönemi çok önemli bir dönemdir. Öğrencilerin en verimli şekilde ders çalışarak bu dönemi başarı ile geçirmeleri hayatları için çok önemlidir. Merkezi sistem ile hangi öğrencinin hangi okulda ve bölümde okuyacağını belirlemekte öğrencinin puanları ilk sırada göz önünde bulundurulmaktadır.  Üniversiteye yerleşmek için sınava giren adaylar için, hiç kuşkusuz ki Ygs dönemi çok önemli bir dönemdir. Öğrencilerin en verimli şekilde ders çalışarak bu dönemi başarı ile geçirmeleri hayatları için çok önemlidir. Merkezi sistem ile hangi öğrencinin hangi okulda ve bölümde okuyacağını belirlemekte öğrencinin puanları ilk sırada göz önünde bulundurulmaktadır. Üniversiteye girebilmek için geçmişten günümüze birçok sınav sistemi değişiklikleri yapılmıştır. En doğru ve en adaletli olarak üniversitelere öğrenci alımı yapabilmek için uzmanlar çalışmakta ve kendilerini geliştirmektedir. Bu yıl üniversiteye girebilmek için öğrencilerin girmesi gereken YGS ve LYS puan türleri dikkate alınmaktadır. İlk olarak Ygs sınavları gelmektedir. Ygs’de alınan puan bir baraj gibi düşünülmektedir. Ayrıca Ygs puanı Lys puanını %40 etkilemektedir. Bu yüzden YGS sınavlarında çok başarılı olmak önemlidir. YGS’den 180 puan alan adaylar, sınav barajını geçmiş olacaklardır. Böylelikle üniversiteye girmek isteyen öğrencileri LYS sınavlarına girebilme hakkı kazanacaklardır. Ygs’den 140 puan barajını aşan öğrenciler ise ön lisans programlarını ve açık öğretim Fakültelerini tercih edebilme hakkı kazanmaktadırlar. YGS Puan Türleri Nelerdir? Ygs puan türleri; YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS6 puanlarıdır.  Toplamda 6 farklı puan türü alan öğrenciler için iki ayrı oturum da sınav yapılmaktadır. Ygs-1 puanlaması hesaplanırken; %40 Matematik Dersi, %30 Fen Bilimleri, %20 Türkçe Dersi ve %10’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşacaktır. Ygs-2 puan türleri; %30 Matematik Dersi, %40 Fen Bilimleri, %20 Türkçe Dersi ve %10’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşmaktadır. Ygs-3 puan türleri; %20 Matematik Dersi, %10 Fen Bilimleri, %40 Türkçe Dersi ve %30’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşmaktadır. Ygs-4 puan türleri; %20 Matematik Dersi, %10 Fen Bilimleri, %30 Türkçe Dersi ve %40’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşmaktadır. Ygs-5 puan türleri; %33 Matematik Dersi, %10 Fen Bilimleri, %37 Türkçe Dersi ve %20’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşmaktadır. Ygs-6 puan türleri; %37 Matematik Dersi, %20 Fen Bilimleri, %33 Türkçe Dersi ve %10’da Sosyal Bilimler derslerinden oluşmaktadır. YGS Puanları Nasıl Hesaplanır? Üniversiteye girecek olanların en çok merak ettiği konulardan bir tanesi de istedikleri bölüme kaç net ve kaç puanla girebilecekleridir. Bu konuda her dersin farklı bir katsayı çarpımı ile bölümlere göre olan bir sistem ile hesaplama yapılmaktadır. Sayısal bölüm öğrencileri için, Ygs-1 ve Ygs-2 puanı dikkate alınacaktır. Sözel bölüm öğrencileri için ygs-3 ve Ygs-4 puanı dikkate alınacaktır. Türkçe – Matematik öğrencileri için ise Ygs- 5 ve Ygs-6 puanı dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır. Puan hesaplamak isteyen öğrenciler ilk olarak her dersin ayrı ayrı netlerini hesaplamak zorundadırlar. Daha sonra her dersin ÖSYM tarafından belirlenen katsayı karşılığı ile çarparak, taban puana eklemeleri gereklidir. Taban puan sayısal ve sözel bölümü öğrencileri için 100,160 Türkçe – Matematik bölümü öğrencileri için ise 100,120’dir.  

MERKEZ BANKASI UZMAN ALIMI

MERKEZ BANKASI UZMAN YARDIMCISI OLARAK ÇALIŞACAK TAKIM ARKADAŞLARI ARIYORUZ Genel Bilgiler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türkiye'de para ve kur politikalarını düzenleyen ve banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip bir anonim şirkettir. Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bağımsızlığı, güçlü örgüt yapısı, nitelikli kadrosu, teknolojik üstünlüğü ve etkili sonuçlar alma özelliği ile dünyanın önde gelen merkez bankaları arasında yer alma vizyonuyla faaliyetlerini yürütmektedir. Adaylarda Aranan Özellikler Belirtilen alanlarda lisans ya da yüksek lisans mezunu olmak, 01.01.1987 ve sonrasında doğmuş olmak (Bankamız çalışanları için bu şart aranmaz), İyi derecede İngilizce bilmek, Sözel ve yazılı anlama ve ifade yeteneğine sahip olmak, Matematiksel akıl yürütme yeteneği yüksek olmak, Eleştirel düşünme becerisine sahip olmak, Problem çözme ve analiz yönleri güçlü olmak.. Alınacak Kişi Sayısı: 77 Çalışma Şekli: Tam zamanlı/Kadrolu Çalışma Yeri: Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü (2 kişi) Bankacılık ve Finansal Kuruluşlar Genel Müdürlüğü (6 kişi) Emisyon Genel Müdürlüğü (5 kişi) İletişim ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü (12 kişi) İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü (10 kişi) İstanbul Merkez Bankacılığı Eğitim ve Araştırma Merkezi (1 kişi) İstatistik Genel Müdürlüğü (9 kişi) Muhasebe Genel Müdürlüğü (5 kişi) Ödeme Sistemleri Genel Müdürlüğü (5 kişi) Piyasalar Genel Müdürlüğü (15 kişi) Strateji ve Kurumsal Yönetim Genel Müdürlüğü (5 kişi) Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü (2 kişi) Son Başvuru Tarihi: 24.07.2017

İş hayatına hazır mısınız?

yi bir üniversiteye kapağı atmak, çok yüksek dereceyle mezun olmak iyi bir iş bulmak için artık yeterli değil. Günümüz iş dünyası, eğitim hayatınız boyunca kendinizi çalışma hayatına nasıl hazırladığınıza bakıyor. Üniversiteler de son yıllarda sundukları staj olanakları, şirketlerle ortak oluşturdukları ders programları ve kariyer merkezleri vasıtasıyla öğrencilerini iş hayatına hazırlıyorlar.   Yıllardır üniversite sanayi işbirliğinin eksikliğinden şikayet edilir. Üniversiteler iş dünyasına öğrenci yetiştirmiyor, öğrenciler mezun olunca sudan çıkmış balığa dönüyor eleştirilerini sıkça duyardık, sadece Türkiye’de değil, bir çok ülkede durum aynı.  Son olarak ABD’de Bentley University tarafından bir araştırma yapıldı. Yöneticiler, iş alımcılar, öğrenciler mezun oldukları okulları, kendilerini ilk işlerine hazırlama konusunda puanladı. Katılımcıların yüzde 58’inin puanı C ve daha aşağı oldu.  Kurumsal katılımcıların yüzde 64’ü hazırlıksız gelen yeni mezunların verimliliğe zarar verdiğini, yüzde 74’ü de bu durumun ekonomiye olumsuz etki ettiğini söyledi.  Bugün şirketlerin insan kaynakları uzmanları, yeni mezunların CV’lerinde ilk olarak stajlara bakıyorlar. Uzun süreli 1 yıllık, 6 aylık staj yapanlar, yazın farklı şirketlerde, farklı departmanlarda staj yapanlar işe alımda öncelikli.  Aynı şekilde üniversitelerdeki hobi kulüpleri, öğrencilerin katıldıkları gönüllülük, sosyal sorumluluk faaliyetleri de öğrencilerin iş hayatına bir adım önde başlamasını sağlıyor.  Farklı bölümlerden, üniversitelerden öğrencilerin bir proje üzerinde çalıştıkları vaka çalışmaları, takım çalışmasına da katkı sağlıyor ki, günümüz iş dünyasının çalışandan beklediği en önemli özelliklerden  biri bu.  İş dünyası ve akademik hayatı birleştirmek için son dönemde yapılan bir diğer önemli adım da ortak oluşturulan ders programları oldu. Bazı şirketler, üniversitelerle bir araya gelip ‘ortak akademik’ programlar hazırlıyorlar, yöneticiler de gidip o üniversitelerde derslere giriyorlar.  İŞ HAYATINA BİR ADIM ÖNDE BAŞLAMAK İÇİN İnsan kaynakları uzmanları iyi bir kariyer için, üniversite bitirme derecesinin yeterli olmadığının altını çiziyor ve öğrencilere iş hayatına 1 adım önde atılabilmeleri için şu tavsiyelerde bulunuyorlar:  Staj yapın: Mutlaka staj yapın. Stajınızı son yıla bırakmayın, mümkünse her yaz farklı sektör ve departmanlarda uzun dönemli stajlar yapın, ki böylece mezun olduğunuzda hangi departmanda ve hangi sektörde çalışmak istediğinize karar vermiş olursunuz. Bazı şirketlerde bir yıl süren uzun stajlar ve rotasyon imkanları oluyor, bu sayede hem öğrenciler gerçek bir iş deneyimi ediniyor, hem de şirketler yeni mezun alımlarının ciddi bir kısmını bu kanalla yapıyor.  İyi bir CV oluşturun: CV yazma ve mülakat konusunda okulunuzdan, internetten bilgi edinebilirsiniz. Yeni mezun CV’lerinde ilk bakılan şey staj deneyimleri, o sebeple stajınızda neler yaptığınızı detaylıca anlatın. CV’leriniz çok uzun olmasın, mail adresiniz, fotoğrafınız kurumsal olsun. Mülakatlarda herşeyden önce samimi olun, mülakata gitmeden şirketi, sektörü inceleyin ve siz de İK’cıya sorular sorun.   Kulüplere üye olun: İnsan kaynakları uzmanlarının baktığı bir diğer şey de hobileriniz. Öğrencilerin artık sadece iyi ders notları alması yetmiyor, kendi hayatını nasıl zenginleştirdiği, nelere ilgi duyduğu da şirket kültürüne uyup uymadığının bir göstergesi.  Gönüllülük projelerinde yer alın: Yurtdışında sosyal sorumluluk projelerinde yer almak üniversiteye girmek için bile çok önemli. Bizde ise sosyal sorumluluk, gönüllülük projelerinin önemi yeni yeni ortaya çıkıyor. Pek çok şirket çalışanlarına gönüllülük yapmaları için fırsat tanıyor ve yeni mezunların da gönüllülük proejelerinde yer almış olmalarına bakıyorlar. Pek çok öğrenci halen iyi bir iş bulmak için mezuniyet derecesinin en önemli şey olduğunu düşünüyor. Fakat iş dünyası dereceden çok iş hayatına nasıl hazırlandınız diye bakıyor. Staj yaptınız mı, vaka çalışmalarına katıldınız mı...   Öncelikle üniversite bünyesinde iyi bir kariyer merkezi olmalı. Kariyer merkezlerinde çalışanlar genelde iş deneyimi olan kişiler değiller ki bu büyük bir handikap. Daha önce bir iş deneyimi olmayan birisi nasıl başkalarına tavsiyelerde bulunabilir?   rtık güncelliği olmayan tavsiyelerden uzak durun. Pek çok kariyer merkezinde hâlâ eski moda CV tavsiyeleri, karşı tarafı bıktıran ısrarcı telefon aramaları yapmaları gibi artık geçerliliği kalmayan kariyer tavsiyelerinde bulunuluyor.   Öğrencilere nasıl network yapacakları öğretilmeli. Artık bütün öğrenciler network yapmanın önemini biliyor ve sık sık networklerinini geliştirmeleri yönünde tavsiyeler alıyorlar fakat önemli nokta bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.    Öğrencilere bir işvereni nasıl değerlendirecekleri öğretilmeli. Yeni mezunlar genelde buldukları işe giriyorlar, ama yeteneklerini, o işin kendilerine uygun olup olmadığını, iş kültürünü sorgulamıyorlar. Üniversiteler, öğrencilere potansiyellerini keşfetmeleri için, neye uygun olup olmadıklarının farkına varmaları konusunda destek olmalılar.  Kariyer hakkında konuşmaya son sınıfta başlamamalı. Üniversitenin ilk yıllarından itibaren öğrenciler iş hayatına hazırlanmalı.    Öğrenciler, CV yazma, mülakatta nasıl davranmaları konusunda bilgilendirilmeli.  En önemlisi öğrenciler üniversite hayatları boyunca mutlaka bir iş deneyimi edinmeliler. Üniversiteler bunun önemini öğrencilere aktarmalı ve onların iş deneyimi edinmelerine yardımcı olmalı.   Kaynak;Hürriyet.com.tr

Beden Dili Nedir? Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Beden Dili İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, beden dilleriyle anlaşırlardı. Beden dili insanların ilk anlaşma aracı ve ilk dili olmuştur. Bedenleri dili aracılığıyla insanlar duygularını, düşüncelerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve ruhsal zenginliklerini başka insanlarla paylaşmışlardır. Günümüzde dünyanın en çok konuşulan dili olan İngilizce’de beden ve ruh ilişkisini açıkça vurgulayan sözcükler vardır. Örneğin, bu dilde “birisi” anlamına gelen “somebody” ve hiç kimse anlamına gelen “nobody”sözcüklerin her ikisinde de bulunan “body” sözcüğü “beden” anlamına gelmektedir. Beden olmaksızın varlık olmaz ve dolayısıyla insanın kendisiyle ilgili bir kavram da söz konusu olamaz. Ana dilimizden başka bir dil öğrenmek için, zaman ve enerji harcarız. Bir yabancı dili, iyi öğrendiğimiz ölçüde kendimizi daha iyi ifade edebiliriz. Karşımızdakini daha iyi anlarız. Temel dilimiz olan bedenimizin dili öğrenmek için neden zaman ayırmadığımızı anlamak güçtür. Hiç kimse beden dilinin ifadelerinden kaçamayacağı veya bunu bastıramayacağı için, bu dili öğrenmeye çalışmak çok yararlıdır. Böylece, kendi dünyamızı yansıtma biçimimiz ve birlikte yaşadığımız insanların iç dünyalarıyla ilgili önemli bilgilere sahip oluruz. Aslında her insan, beden dili konusunda bildiğini düşündüğünden, çok daha fazlasını bilir. Eğer beden dilimize önyargısız ve cesaretle yaklaşırsak birçok görüşme ve karşılaşmanın sonucunu başarılı kılmamız mümkün olur. Duyguların ve düşüncelerin kelimelere dökülmediği durumlarda bunu çok açık olarak hissederiz. Böyle anlarda bakış başın bir dönüşü kavrayan bir jest, savunucu bir mimik binlerce kelimeden fazla anlam taşır. İnsanlar kelimeleri, çoğunlukla gerçek duygu ve düşüncelerini örtmek için kullanırlar. Sosyal statü ve bir grup içindeki hiyerarşi; bireyin kendisini bir grup içinde algılayışı, grubun yapısı ve insanlara toplumsal konumlarını beden dilleri ile yansıtmalarından anlaşılır. Beden dilinin kelimelerden çok daha kolay anlaşılma özelliği ise hiç değişmez. İnsan hayat boyunca çoğunlukla farkında olmaksızın günlük beden dilini son derece etkili olarak kullanır. Ancak bedenini, kelimeleri kontrol ettiği gibi kontrol edemez. Bedenimiz olaylara veya durumlara karşı çok daha fazla kendiliğinden tepkiler verir. Gerçek duygu ve düşüncelerimizi kelimelerin arkasına gizlemek belki mümkündür, ama beden dilimizi gizlememiz çok kere mümkün değildir, beden esastır. Ve son olarak insanın kendini dış dünyaya karşı ortaya koyuş biçiminin temelini görüş açıklığını, bir başka değişle merkezini kullanma biçimidir. Başka hiçbir özelliğine bakmaksızın, sadece göğüs açıklığına bakarak bir insanin kişilik yapısı ve içinde bulunduğu durumu konusunda bilgi sahibi olmak mümkündür. Davranışımız iç dünyamızı etkiler İnsanın merkezini kullanma biçimini ve temel beden duruş özelliğini tanımanın sağladığı en önemli yarar, yalnızca çevredeki kişileri doğru değerlendirmek değildir. Bu özelliklerin farkında olmak, kişinin kendi hayatında çok temel değişikler yapar. İnsanlar büyük çoğunlukla içlerinden geldiği gibi davrandıklarını düşünürler. Oysa yakın zamanda yapılan araştırmalar, “İnsanlar hissettikleri gibi davranmaktan çok, davrandıkları gibi hissettiklerini” ortaya koymuştur. Canı sıkılan bir insanın kaşları çatık, yüzü asık, omuzları düşük ve merkezi kapalıdır. Hepimiz sık sık sebepsiz bir can sıkıntısı yaşarız. Oysa çok kere kaşlarımızı çattığımız, yüzümüzü astığımız ve omuzlarımızı düşürüp, merkezimizi kapattığımız için canımızın sıkıldığımızı düşünmeyiz. İnsan hangi davranışını dışlatırsa, bir süre sonra beden kimyasında meydana gelen değişikler sebebiyle o yönde duygular yaşamaya başlar. Sıkıntılı bir insan gibi davranmak iç sıkıntısını artmasına sebep olur. İletişimde ilk dakika önemlidir Karşı karşıya gelen iki kişi arasındaki ilk etkileşim, iletişim sürecinin önemli bir belirleyicisidir. Bu etkiyi yaratan faktörler, karşılaşan kişinin beden dilinden kullandığı kelimelere ve kişinin taşıdığı bütün aksesuarlardan içinde bulunduğu fizik ortam nesnelerine kadar geniş bir dağılım gösterir. İşte bütün bu faktörlerin bileşkesi “algılayan kişinin” değerlerinde bir yer bulur ve o çerçeve içerisinde yorumlanır. Algılayan kişisel özellikleri ve toplumsal normları ile kalıplaşmış olan yargılar, etkileşim verilerine bağlı olarak iletişimin ilk anında bir “karar” verdirir ve insan karşısındaki kişiye zihninde bir etiket yapıştırır. Bu karar olumlu veya olumsuz olabilir. “Duruşundan hiç hoşlanmadım”, “Bakışını sevmedim”, “Bir görüşte kanım ısındı”, İlk gördüğümde vuruldum”, “Ben onu gördüğüm an işe yaramaz olduğu anlamıştım” gibi değerlendirmeler o kişi ile gelişecek iletişimin temelini oluşturur. Yanlız bu kararlarımız her zaman böylesine açık ve bilinçli olmayabilir. Kişi bunlara bilinç düzeyine çıkartsa da, çıkartmasa da, ilk algılarımızın oluşturduğu yargının, iletişim biçiminizde ve o kişiye atfettiğimiz değerde önemli bir rol oynadığı bilinir. Aile içindeki beden dili Beden dilimizle verdiğimiz mesajlar insanlarla anlaşmamızda en temel araçtır. Hem yakın çevremizde, hem daha geniş sosyal hayatımızda hem de farklı ülke insanları ile ilişkilerimizde öncellikli beden dilimizi kullanırız ve onların beden dilleri ile anlattıklarını çözmeye çalışırız.  Yakın arkadaşlarımıza, eşimize, çocuklarımıza duruşumuz veya bakışımızla düşündüklerimizi hissettirmeye çalışırız. Büyük çoğunlukla onlar da bu mesajları alır, düşünce ve duygumuzu anlarlar. İletişim kurduğumuz kişilerle kültürümüzdeki ortak özellikler ne ölçüde fazlaysa birbirimizin beden dilini anlamamızda o kadar kolaylaşır. Bu nedenle kişinin yaşadığı en dar çevre olan aile içinde beden dili etkili biçimde yoğun olarak kullanılır. “Ne hissettiğimi, ne dediğimi anla” anlamına gelen jest ve mimiklerimiz yakın arkadaşlarımız, sevgilimiz, eşimiz özellikle de çocuklarımız olan iletişimimizde büyük yer tutar. İnsan en önceden diliyle anlaşmaya bekler. Bu durum istediğimizin yapılmadığı ve olumsuz bir duyguyu konuşmak istemediğimiz durumlarda daha belirginleşir. Özellikle yakın ilişki içinde olduğumuz kimselerle kurduğumuz iletişimde gözümüzün içine bakılması ne demek, ne yapmak istediğimizin anlaşılmasını bekleriz. Bu tür küçük işaretlerden çıkartılan anlamlar, ilişkinin olumlu veya olumsuz yönde gelişmesini belirlemek açısından büyük önem taşır. Kültür beden dilini etkiler Farklı kültür gruplarına girdikçe sözsüz iletişim mesajlarının ayrıntılarını değerlendirmek zorlaşır. Grupların sessiz dillerinin anlamak için önemli ölçüde bilgilenmeye ihtiyaç vardır. Bunun için o insanların kültürünü, ilişkilerini, iletişimlerini ve dünya’ya bakışlarını tanımak gerekir. Kültür, tarih boyunca insanın doğaylı ve insanla ortaya çıkan problemlerinin ve zorlanmalarının çözüm biçimidir. Beden dili ilişkilerimizde kültürel farklar arttıkça, yabancı bir ülkede çevremizdeki insanların duygu ve düşünce akışını değerlendirmemiz oldukça güçleşebilir. Örneğin, Washington’da büyük bir markette, ne olduğunu anlamadığımız bir mali rahatça çevirip incelemek isterken, bir market görevlisi yakınımıza gelip orada bir başka işle uğraşsa, bundan huzursuzluk duyarız. Çünkü ülkemizde böyle bir durumda, bulunduğumuz yere gelen bir market görevlisi paketleri karıştırdığımızı görünce bize “Ne arzu etmiştiniz?” diyerek müdahale edebileceği gibi “Her şeyi karıştırmayın!” gibi bir uyarıda da bulunabilir. Ya da dünyanın öbür ucunda, Japonya’da alış-veriş merkezine giren bir Türk bu kez, göze göze geldiğini her mağaza görevlisinin önünde yerlere eğilmesini hayretle izler ve belki de bir süre kendisiyle nasıl bir ilişki kurulmak istendiğini anlayamaz. İletişim mesajlarını biraz daha ayrıntılı incelersek, insanın kendi kültürden kopmasının ne kadar zor olduğunu görürüz. İletişimde vericinin mesaja yüklediği anlam içinde, kendi kültürünün dünyayı algılayış biçimi ve o kişiye ait bireysel bütünlük vardır. İnsanın bireysel ihtiyaçlarını, yani beden dilini kullanımı ifade biçimi içinde yaşadığı ailenin ve toplumun değerleri ile etkileşim içindedir. Benzerliğin sınırları Günümüzde farklı toplumlara ait insanlar birbirleriyle oldukça çabuk ve kolay ilişki kurabilmektedir. Televizyondaki dizilere bakıp, kendi yaşantımızı Batı yaşama biçimiyle özdeş görebilir, bir sokak kahvesinde bir Avrupalı veya Amerikalıyla yüzeysel bir dostluğu kolayca başlatabiliriz. Farklı kültürlerdeki insanlar teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken, ortak beden dilleri kullanırlar. İnsanlar nerede yaşarsa yaşasınlar benzer şekilde asansöre biner, tenis oynar, bilgisayar ve araba kullanırlar. Aynı zamanda biyolojik kökenli beden dilinde de birçok ortak nokta vardır. Ortak yaşantı olarak öfke, sevinç veya şaşkınlık gibi duygular yaşanır. İşte ortak yaşanan bütün bu duygularda bile, bizim dışımızdaki kültüre ait olanı anlamayı zorlaştıran, bizden olanı daha kolay ve rahat anlaşılır yapan ayrıntılar bulunur. Beden dilindeki en benzer ifadeler canlılığı ve iç dengeyi korumaya dönük temel psikolojik durumlarla ilgilidir. Korku, kızgınlık, hüzün, nefret, mutluluk, dikkat, ilgi, uyku, gerginlik, şiddet bu durumların en belirgin olanlarıdır. Bu genel durumların dışında kültüre özgü ve o toplumu belirleyici beden dili özelliklerinin bir başka toplum tarafından kısa bir sürede benimsenmesi mümkün olmaz. Bu konuda yabancı ülkelerle bazı örnekler verebiliriz; Avrupa’ya veya Uzak Doğu’ya yapılan turistik gezilerde, bazı iletişim biçimleri bu ülke insanlarda etki yaratıp takdirle karşılanır ve yapılan sohbetlerde, karşılaşılan insanların belirli özelliklerinden övgü ile söz edilir. Ancak övgü ile söz edilen bu iletişim biçimini kendi toplumunda uygulamasını kimse önermez. Gerçekten de böyle değişimler beğenilse ve istense de gerçekleşemez. Çünkü bir başka topluma ait geleneksel kültür, ödünç alınarak yaşanamaz.

KAYMAKAM ADAYLIĞI SINAV İLANI

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KAYMAKAM ADAYLIĞI SINAV İLANI T.C. İçişleri Bakanlığı Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına 100 (yüz) kaymakam adayı alınacaktır. Sınava Başvuru Şartları Üniversitelerin Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki en az dört yıl süreli fakültelerden mezun olmak. 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2 ve 2/A ile 657 sayılı DMK'nın 48/A maddelerinde yer alan şartlara haiz olmak. 01 Ocak 2017 tarihi itibariyle 35 yaşını doldurmamış olmak, (01.01.1982 ve daha sonraki tarihlerde doğanlar). Askerlikle ilişiği bulunmamak, askerlik hizmetini yapmış veya erteletmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak. Sınavın Tarihi ve Süresi Sınav, 09 Eylül 2017 tarihinde Ankara'da yapılacaktır. Sınav, saat 10:00'da başlayacaktır. Adaylar, saat 09:45'ten sonra sınav binalarına alınmayacaklardır. Sınavda sorulacak en az soru sayısı ve cevaplama süresi: 40 soru için 100 dakika olacaktır. Sınavın İlanı ve Başvuruların Alınması Adaylar başvurularını, 13-20 Temmuz 2017 tarihleri arasında herhangi bir ÖSYM başvuru merkezinden veya https://ais.osym.gov.tr İnternet adresinden yapacaklar ve sınav ücretini yatırarak başvurularını tamamlayacaklardır. Sınava Giriş Belgesinin Düzenlenmesi Adaylara ÖSYM tarafından, adayların hangi bina ve salonda sınava gireceklerini, sınav tarihini ve saatini gösteren Sınava Giriş Belgesi düzenlenecektir. Başvuru koşullarına uymadığı halde başvurusunu yapan adayların başvuruları iptal edilecek ve Sınava Giriş Belgesi düzenlenmeyecektir. Sınav Organizasyonu ve Yürütülmesi Sınavın organizasyonu ve sınavın uygulanması tamamen ÖSYM'nin sorumluluğunda gerçekleştirilecektir. Adaylar sınava, sınavın yapılacağı hafta içerisinde ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr İnternet adresinden T.C. Kimlik Numarası ve aday şifresi girerek edinecekleri Sınava Giriş Belgesi ve Nüfus Cüzdanı/T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaportu ile kabul edilecektir. Üzerinde soğuk damga, güncel bir fotoğraf veya T.C. Kimlik Numarası bulunmayan (TC Kimlik numarası elle veya daktilo ile sonradan yazılmış veya ilave edilmiş olmamalıdır.) nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaportlar kabul edilmeyecektir. Sınav için gerekli olan iki adet kurşunkalem, silgi, kalemtıraş, peçete her bir aday için ÖSYM tarafından temin edilecektir. Tüm adaylar, 26 Eylül 2012 tarihli ve 28423 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Adayların ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine ve diğer ilgili mevzuata uymak zorundadır. Sınav bina/salonları ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenebilecektir. Kamera kayıtları gerektiğinde kanıt olarak kullanılacaktır. Sınav Konuları Sınavda adayların, kendisinden istenen bir konuda uzun ya da kısa bir metin yazmasına, verilen problemleri yazarak çözmesine ya da verilen sorulara uzun veya kısa, yazılı cevaplar vermesine dayanan açık uçlu (yazılı) sınav uygulanacaktır. Sınavda adaylara, en az 16 açık uçlu sorudan oluşan Genel Yetenek ve Genel Kültür ile en az 24 açık uçlu sorudan oluşan Alan Bilgisi uygulanacaktır. Soruların, konular içerisindeki yaklaşık oranı aşağıdaki gibi olacaktır: Genel Yetenek ve Genel Kültür (%40): Türkçe (%15), Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi (%5), Türkiye'nin Sosyo-ekonomik Yapısı (%10) ve Türkiye'de Demokratikleşme ve İnsan Hakları (%10) ile ilgili sorulardan, Alan Bilgisi (%60): Anayasa Hukuku (%10), İdare Hukuku (%20), Türkiye'nin İdari Yapısı (%8), Türkiye'de Mahalli İdareler (%7), Ekonomi (%15) ile ilgili sorulardan oluşacaktır. Soruların konu içerisindeki oranı %20 oranında eksik veya fazla olabilecektir. Tüm adaylara aynı sorular sorulacaktır. Sınav Sonuçlarının Değerlendirilmesi Adaylar, sınavdaki açık uçlu (yazılı) soruların cevaplarını soru kitapçığında yer alan cevap alanlarına yazacaklar, cevaplar ÖSYM'de taranıp adaydan bağımsızlaştırılarak elektronik ortama aktarılacaktır. Adayların sadece soru kitapçığında belirlenen cevap alanına yazdıkları cevapları değerlendirmeye alınacaktır. Adayların sorulara verdiği cevaplar, cevap anahtarı göz önünde bulundurularak, en az iki puanlayıcı tarafından adaydan bağımsız olarak soru bazında değerlendirilecektir. Söz konusu puanlayıcılar, değerlendirdikleri sorunun cevabına aynı puanı vermedikleri takdirde sorunun cevabı bir başka puanlayıcı tarafından tekrar değerlendirilecek ve bu puanlayıcının belirlediği puan dikkate alınacaktır. Genel Yetenek ve Genel Kültür ile Alan Bilgisi Testi için puanlayıcılar tarafından soru bazında verilen puanlar test bazında ayrı ayrı toplanacak ve bu toplamlar testlerin ham puanı olarak belirlenecektir. Her test için sınava giren adayların ham puanları kullanılarak ortalama ve standart sapma değerleri bulunacaktır. Bulunan ortalama ve standart sapma değerleri kullanılarak her test için adayların ham puanları, ortalaması 50 ve standart sapması 10 olan standart puanlara dönüştürülecektir. Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi için hesaplanan standart puan 0,4 ağırlıklandırma katsayısı ile Alan Bilgisi Testi için hesaplanan standart puan 0,6 ağırlıklandırma katsayısı ile çarpılarak toplanacak ve bu şekilde adayların Ağırlıklı Puanı bulunacaktır. Ağırlıklı Puanlar, en büyüğü 100, en küçüğü Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi Ham Puanı ile Alan Bilgisi Testi Ham Puanı toplamının en küçüğü olacak şekilde puanlara dönüştürülecek ve bu puan Genel Başarı puanı olacaktır. 100 tam puan üzerinden 70 ve daha yüksek puan alan adaylar, en yüksek puanlı adaydan başlanarak puan sırasına konacaktır. 70 ve daha yüksek puan alan adaylardan, ilan edilen kadronun (100), 4 katı olan 400 aday mülakata katılmaya hak kazanacaktır. 400. adayla aynı puanı alan diğer adaylar da mülakata katılmaya hak kazanacaklar ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacak mülakata çağrılacaklardır. Yazılı sınavı kazanan adaylar Bakanlıkça tespit ve ilan edilecek bir tarihte mülakata tabi tutulacaktır. Mülakat sonucunda oluşacak nihai başarı listesi İçişleri Bakanlığının internet adresinden duyurulacak, ayrıca sınavı kazanan adayların adreslerine yazılı tebligat yapılacaktır. Yedek liste ilan edilmeyecektir. Sınav Sonuçlarının Duyurulması: Adaylar sınav sonuçlarını, ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve aday şifreleri ile öğrenebileceklerdir. İnternet sayfasında ilan edilen sonuç bilgileri adaylara tebliğ hükmündedir. Sınav Sonuçlarına İtiraz ve İnceleme Talepleri Sınav sonucunun incelenmesini isteyen adaylar, sonuçların ÖSYM tarafından elektronik ortamda açıklanmasından itibaren en geç 10 gün içinde, ÖSYM'nin İnternet sayfasında yer alan "Adaylar Tarafından Dilekçe Gönderilmesi ve İşlem Ücretleri" konulu duyuru doğrultusunda Genel Amaçlı Dilekçe örneğini kullanarak ÖSYM'ye başvurmalıdırlar. Sınav sorularına ilişkin itirazlar ise, sınav tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde aynı şekilde yapılmalıdır. Adaylar sınavda kullanmış oldukları kendi soru-cevap kitapçığını "Adaylar Tarafından Dilekçe Gönderilmesi ve İşlem Ücretleri" konulu duyuru doğrultusunda, ÖSYM'de (Ankara'da) inceleyebilirler. Sınav Ücreti ve Tahsili Sınava girecek adaylar 13-21 Temmuz 2017 tarihleri arasında, ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan "ÖDEMELER" alanından kredi kartı/banka kartı ile ÖSYM adına 165,00 TL (%18 KDV dahil) sınav ücreti yatıracaklardır. Adaylar, banka/ATM'den sınav ücreti ödemesi yapmamalıdır. Adaylar, sınava başvurularını yaptıktan sonra sınav ücretini yatırmalıdır. Ödeme işlemlerinden kaynaklanabilecek hatalardan ÖSYM ve İçişleri Bakanlığı sorumlu olmayacaktır. Fazla ya da yersiz ödeme yapan kişilere herhangi bir iade yapılmayacaktır. Diğer Hususlar Başvuru süresi içinde engelli olmayan, ancak, başvuru süresi tamamlandıktan sonra engelli duruma gelen adaylardan, alçı, sargı bezi kullanma, hastalık, ortopedik engel, sağlık ile ilgili kullanılması zorunlu araç gereç vb. kullanan adaylar sınava alınmayacağından, bu durumlarını sağlık raporu ile belgelendirilerek dilekçe örneği ile sınavın yapılacağı hafta içerisinde Çarşamba günü saat 17:00'ye kadar ÖSYM- SHDB'ye ulaştırılmalıdır. Adayların başvuru işlemine geçmeden önce mutlaka sınav kılavuzunu dikkatlice okumaları/incelemeleri ve tüm sınav koşullarını/kurallarını kabul ederek başvuru yaptıklarını belirtir ekran üzerinde yer alan kutucuğu işaretlemeleri zorunludur. Bir adayın beyanının gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde bu aday, aradan geçen süreye bakılmaksızın bu sınavdan elde ettiği tüm haklarını kaybedecektir. Başvuru koşullarını taşımayan adayların sınav başvuruları iptal edilecek, bina/salon atamaları yapılmayacak, bu adaylar için Sınava Giriş Belgesi düzenlenmeyecek, yazılı sınavda başarılı olsalar dahi İçişleri Bakanlığı tarafından mülakata çağrılmayacak, atamaları yapılmayacak ve atamaları yapılsa dahi geçen süreye bakılmaksızın atama işlemleri iptal edilecektir. Bu ilanda yer almayan, ayrıntılı bilgiler ÖSYM'nin internet sitesinde bulunan Sınav Protokolünde yer almaktadır. DUYURULUR PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Öğrenci Hak ve Sorumlulukları

"Öğrenci Hak ve Sorumlulukları" Üniversite öğrencilerinin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerinin sağlanacağı, eşitlik ve çeşitlilik ilkelerine dayanan, kaliteli bir eğitim ve araştırma ortamının yaratılabilmesi ve öğrencilerin çevresine duyarlı ve toplumsal hak ve sorumluluklarının bilincinde bireyler olmayı benimsemeleri amacıyla, yasalar ve üniversite yönetmelikleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Bildirgede yer alan hak ve sorumluluklar başkalarının hak ve sorumluluklarını kısıtlayacak ve/veya ortadan kaldıracak şekilde kullanılamaz. İfade Özgürlüğü: Hak: Öğrenciler, görüş ve fikirlerini, başkalarının haklarını gözetmek koşuluyla, şiddet çağrısı ve hakaret içermeden özgürce ifade edebilir. Sorumluluk: Öğrenciler, başkalarının ifade haklarına ve özgürlüğüne saygı gösterir. Eşitlik: Hak: Öğrenciler, inanç, din, dil, ırk, engel, cinsiyet ve cinsel yönelimler gibi herhangi bir farklılıktan dolayı ayrımcılığa uğratılamaz. Üniversite akademik ve idari personelinden ve diğer öğrencilerden saygı ve eşit muamele görür. Hiçbir öğrenci onur kırıcı tutum ve davranışlara maruz bırakılamaz. Sorumluluk: Öğrenciler, ayrımcılık yapmadan farklılıklara saygı gösterir, başkalarına karşı onur kırıcı tutum ve davranışlarda bulunamaz. Üniversite akademik ve idari personeline ve diğer öğrencilere saygılı davranır. Güvenli bir ortamda yaşama: Hak: Öğrenciler, her türlü şiddet ve tacizden (fiziksel, duygusal, cinsel) arınmış bir ortamda yaşama hakkına sahiptir. Cinsel taciz ve buna bağlı olarak güç ve nüfuz kullanımı durumunda taciz gören kişinin başvurusu ciddiyet ve gizlilik ilkeleri çerçevesinde ele alınır,  Sorumluluk: Öğrenciler, söz veya eylemle kişi veya kişilere şiddet ve taciz uygulayamaz. Kişisel Bilgilerin Gizliliği: Hak: Yasa ve yönetmeliklerin gerektirdiği durumlar dışında, öğrencilerin bilgi ve onayı olmadan, akademik ve kişisel bilgileri üçüncü şahıslara ve/veya kurumlara verilemez. Sorumluluk: Öğrenci, başkasının akademik ve kişisel bilgilerini söz konusu kişinin izni olmadan alamaz, alınması durumunda ilgili kişileri uyarır ve bilgilendirir. Sürdürülebilir Kaliteli Kampüs Yaşamı: Hak: Öğrenciler, sağlıklı, temiz, hijyenik ve estetik bir çevre bilinciyle oluşturulmuş, akademik, kültürel ve sosyal gelişimi destekleyecek bir ortamda yaşama hakkına sahiptir. Sorumluluk: Öğrenciler , çevreye ve hayvanlara zarar vermeden, yaşadığı ortamı temiz tutarak, ses ve görüntü kirliliği yaratmadan ve kısıtlı kaynakları etkin kullanarak, kaliteli yaşamı sürdürmeye özen gösterir. Eğitim: Hak: Öğrenciler, en iyi koşullarda sınıf, laboratuvar, kütüphane, spor ve sanat tesisleri, vb. mekan ve ortamlarda kendilerine tanınan olanaklardan yararlanma hakkına sahiptir. Akademik ve idari personelden danışmanlık ve yardım alır. Aldıkları derslerin içeriği ve değerlendirmesi konusunda zamanında bilgilendirilir. Öğretim elemanı tarafından ilan edilen programa, aksi belirtilmediği takdirde, uyulmasını bekler. Engelli öğrenciler ulaşılabilirlik ve erişebilirlik çerçevesinde (sınıf yerlerinin düzenlenmesi, sınavlarda araştırma görevlisinin öğretim elemanı tarafından temini v.b. gibi) gerekli düzenlemelerin yapılması hakkına sahiptir. Sınav sonuçları ve benzeri çalışmaların değerlendirilmesi ile ilgili bilgilenme ve gereğinde itiraz etme hakkı saklıdır. Sorumluluk: Dersleri takip eder ve verilen sınavlara katılır. Ödev, rapor ve vb çalışmalarını zamanında teslim eder. Notlarını ve akademik durumunu takip eder. Akademik takvimi ve yönetmelikleri bilir, izler ve bunlara uyar. Aşağıda belirtilen bilimsel intihal ve diğer akademik dürüstlük ilkelerine uyar: Öğrenciler, tüm disiplinlerde her türlü akademik çalışmada değerlendirmenin sadece kendi çalışmaları üzerinden yapılacağının, başkasının fikir, öneri ve görüşlerini kaynak göstermeden, kısmen veya tümüyle kopyalamanın ve/veya çevirisinin suç olduğunun ve disiplin cezası alacağının bilincindedir.  Basılmış veya basılmamış herhangi bir kaynak ( örneğin makale, kitap, rapor, başka bir öğrencinin çalışması, Internet alıntısı vb.) kullanılması durumunda kaynak gösterir. Başkası tarafından yapılmış ve/veya başkasına yaptırılmış olan çalışmayı kendi çalışması olarak sunmaz. Sınavlarda kopya çekmez. Elektronik belgeler dahil hiçbir belgede tahrifat yapmaz.   Sorumluluk: Verilen görevlere sahip çıkarak kural ve  yönetmeliklere uygun davranır. Randevularına zamanında gider. Katılamayacağı çalışma, danışma randevusu, toplantı vb. için önceden mazeretini bildirir. Hakkını Arama, Bilgilendirilme ve Bilgi Verme: Hak: Hakkının ihlal edildiğini düşündüğü akademik konularda ilgili bölüm/birim başkanına, diğer konularda ise Yazı İşleri Şube Müdürlüğü kanalıyla Öğrenci İşleri Dekanlığı'na dilekçe ile başvurabilir ve hakkını arayabilir. Yasal süre içerisinde yanıt alma hakkına sahiptir. Herhangi bir nedenle suçlanan öğrencinin kendini savunma ve itiraz hakkı vardır. Sorumluluk: Öğrenci kendisi ile ilgili bilgilerin güncel ve doğru olmasından sorumludur. İlgili süreci takip eder.

Üniversitede Öğrencilerin Genel Sağlık Sigortalılığı

Üniversitede Öğrencilerin Genel Sağlık Sigortalılığı 6111 sayılı Kanun ile; kamu idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam burs sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar dâhilinde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler hariç olmak üzere (bu öğrencilerin sağlık giderlerinin üniversitelerin mediko merkezleri tarafından karşılanması öngörülmektedir), üniversitelerde yüksek öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilere yüksek öğrenimleri devam ettiği sürece kendileri tarafından prim ödemek suretiyle genel sağlık sigortalısı olmaları imkânının getirilmesi, bu öğrencilerin genel sağlık sigortası sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için öğretim dönemi başında genel sağlık sigortası primlerini peşin ödemeleri imkanı sağlanmıştır.

Üniversite Tercihleri 2017

Lisans Yerleştirme Sınavları’nın tamamlanması ile birlikte öğrenciler için yorucu bir sınav maratonu tamamlandı. Şimdi aday öğrencilerin üniversiteli olabilmesi için tek bir adım kaldı, oda üniversite tercihleri dönemi. ÖSYM'nin paylaşmış olduğu 2017 ÖSYS tercih kılavuzuna göre üniversite tercih dönemide belli oldu. İşte öğrencilerin merakla beklediği üniversite tercihleri ne zaman? Öğrenciler için yorucu bir sınav maratonun tamamlanması ile birlikte öğrenciler üniversite tercihleri için araştırmalarına şimdiden başladılar. Öğrenciler hedefledikleri üniversiteleri internet üzerinden araştırarak akıllarında ki soru işaretlerini gidermeye çalışmakta. Öğrenciler üniversite araştırmalarının yanı sıra bölümler üzerinede internetten araştırmalar yapmakta. Kılavuz Açıklandı 2017 ÖSYS tercih kılavuzu bugün (22 Haziran 2017) itibari ile ÖSYM'nin resmi internet sitesinde paylaşıma açıldı. Öğrenciler kılavuz üzerinden üniversitelerin kontenjanlarını, başarı sıralarını inceleyebilmekte. Paylaşılan 2017 ÖSYS tercih kılavuzuna göre üniversite tercihleri 18-26 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Öğrenciler belirtilen tarih aralığında üniversite bölüm tercihlerini gerçekleştirebilecek.  Adayların merak ettiği konulardan bir taneside LYS sonuçlarının açıklanacağı tarih. ÖSYM paylaşmış olduğu sınav takvimine göre LYS sonuçları 11 Temmuz 2017’de açıklanacak. Adaylar ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’nden sistemlerine giriş yaparak sınav sonuçlarını görüntüleyebilecekler. Üniversite tercihlerinde öğrencilerin alacakları kararların oldukça önemli olduğunu belirten uzmanlar, iyi araştırmadan karar alınmaması gerektiği konusunda öğrencileri uyarıyor. Özellikle tercih döneminin öncesinde öğrencilerin üniversite ve bölüm tercihleri konusunda bol bol araştırma yapmalarını isteyen uzmanlar, tercih döneminde ise öğrencilerin üniversiteleri ziyaret etmeleri gerektiğini, kampüs ve olanakları yerinde incelemeleri gerektiğini vurgulamaktalar.  

Öğrenci Girişimci Olabilmenin Püf Noktaları ?

Girişimcilik her geçen gün önemi artan bir konu. Çalışanların neredeyse %90 ının hayali kendi işini kurmak, girişimci olmak. Öğrenciler ise daha aktif ve daha becerikli  Şirketlerde profesyonel anlamda yöneticilk yapanların çoğu, en kısa sürede kendi işini kurmayı hayal ediyor. Girişimcilik devlet tarafından da destekleniyor. Ama olmuyor. Her isteyen girişimci olamıyor.   Girişimci olma hayali başka bahara kalıyor. Girişimci sayısı yeterli oranda artmıyor. Sizce neden? Girişimci olmanın kendine has bir yapısı var. Girişimcilik aslında bir yaşam tarzı. Özellikle iş hayatına profesyonel yönetici olarak başlayıp, daha sonra girişimciliğe başlayanlar, bu durumu sık yaşıyorlar. Girişimcilik bir sınav gibi. Sizi belirli testlerden geçiriyor. Bu testlerde başarılı olabilirseniz girişimci olarak hayatınıza devam edebiliyorsunuz. Bu yüzden zor olan girişimci olmak değil, girişimci olarak kalmak. Girişimcilik insanları belirli unsurlarda test ediyor. İsterseniz bunları inceleyelim. 1)Stres düzeyi Girişimciliğin belki de en zor kısmı, belirsizlikle baş edebilmek. Girişimci için birçok şey belirsizdir. Aynı zamanda bu belirsizlik fırsatları da barındırır.Girişimci bu belirsizliğin üzerine gidebildiği, çözüm bulduğu için kazanır. Başkası belirsizlik konusunda cesaretli davranamadığı için kaybeder. Girişimci belirsizlik dışında da bir sürü konuda stres yaşar. Müşteri bulmak, nakit akışını yönetmek, sabit giderleri ödemek stres düzeyini arttırır. Özellikle çalışan maaşını ödeme kısmı stresin tavan yaptığı kısımdır. Her ay sonu ödemeniz gereken maaşlar vardır.Ve o ay sonları çok hızlı gelir. 2)Özgüven miktarı Girişimcilik, çoğu zaman özgüveninizi test eder. Zorluklara, sıkıntılara karşı ayakta kalmanız gerekir. Sorun da yaşasanız, başınızın yukarıda olması gerekir. Çünkü girişimcinin özgüveni şirketinin özgüvenine eşittir. Çalışanları girişimciyi her zaman güçlü görmek isterler. Bu yüzden girişimci, her zaman kendi olamaz. Bazen içi kan ağlasa da dışarıya olumlu bir hava yansıtmak zorundadır. Aksi takdirde olumsuz hava diğer insanları da etkileyecektir. O yüzden özgüven miktarı her gün ölçülen bir unsurdur. Özgüveni yerinde olan girişimciler bu sınavın belirli bir aşamasını tamamlamış olurlar 3)Kararlılık seviyesi Karar vermek ve kararlı olmak iş hayatı için önemli kavramlar. Karar vermek zor bir iştir. Çünkü sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluğu az insan alabiliyor. Bu sorumluluğu alabilen insanlar daha öne çıkmış oluyorlar. Girişimcilerin başarılı olmaları için kararlı olmaları, verdikleri sözleri tutmaları şart. Bir girişimci kararlı değilse, ona inanan insan sayısı azalır. İnsanlar onu takip etmekten vazgeçerler. Bu yüzden girişimciler doğru bildiği yolda hastalıkta, sağlıkta, iyi günde kötü günde yürüyebilen insanlardır.Kararlılık seviyeleri, başarıları için önemli bir kriterdir. 4) Dayanıklılık süresi Girişimciliğin en zor kısımları, genelde başlangıçta olur. Belirli bir sermayeniz ve kaynağınız olur. Bu kaynakları etkin kullanarak işletmenizin çarkını çevirmeniz gerekir. İşte burada dayanıklılığınız test edilir. Bu yüzden girişimci olmak, iş kurmak zor değildir. Zor olan ayakta kalabilmektir. Araştırmalara göre yeni açılan işletmelerin %80 i 5 yıl içinde kapanıyor. Bazı girişimciler yeterli dayanıklılığa sahip olamayıp ayakta kalamıyorlar. Dayanıklılık girişimcinin zor günlerdeki nefes alabilme sayısıdır. Özellikle krizlerde bu durum kendini belli eder. Herkes bir şekilde zor günlerin geride kalıp, güzel günlerin geleceğinin farkındadır. Fakat bu güzel günleri az kişi görebilir. Çünkü kaynakları yeterli olmaz. Nakit akışlarını yönetemezler. Zor günleri atlatamazlar. O yüzden dayanıklılık girişimcinin en önemli sınav kriteridir. Belirli bir süre başarılı olan değil, istikrarlı ve dayanıklı olan hayatta kalabilir. Girişimcilik önemli ve değerli bir konu. Girişimciler istihdama katkıları, verdikleri vergiler, ülke ekonomisine katkıları nedeniyle ülkemiz için önemli insanlar. Fakat maalesef her isteyen girişimci olamıyor.     Girişimci sayımız yeterli oranda değil. Çünkü girişimci olmanın gerektirdiği bazı kriterler var. Bunları sağlayamayınca, girişimci olamıyorsunuz.

ÖĞRENCİ TOPLU TAŞIMA ÜCRETLERİ 2017

İstanbul'da toplu ulaşım araçlarında geçerli olan ücret tarifesi yeniden düzenlendi. 1 Temmuz 2017 Cumartesi günü uygulamaya konacak yeni ücret tarifesiyle tam bilet 2,60 TL, öğrenci bileti 1,25 TL, indirimli bilet ise 1,85 TL oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) kararıyla İETT, Otobüs A.Ş. ve Özel Halk Otobüsleri ile raylı ve deniz ulaşım sistemlerinde uygulanacak ücret tarifesi yeniden düzenlendi. 1 Temmuz 2017 Cumartesi gününden itibaren geçerli olacak yeni tarifeye göre tam bilet 2,60 TL, öğrenci bileti 1,25 TL, indirimli bilet ise 1,85 TL oldu. Tam aylık mavi kart ücreti 205 TL, indirimli aylık mavi kart 125 TL, öğrenci aylık mavi kart ücreti de 85 TL olarak belirlendi. İstanbulkart ile yapılan kontörlü yolculuklarda ilk biniş ücretleri; tam 2,30’dan 2,60 TL’ye, öğrenci 1,15’ten 1,25 TL’ye, indirimli 1,65’ten 1,85 TL’ye yükseltildi. Yeni tarifeye göre; İstanbulkart ilk biniş ücretleri: Tam 2,30 TL’den 2,60 TL’ye, Öğrenci 1,15 TL’den 1,25 TL’ye, İndirimli 1,65 TL’ den 1,85 TL’ ye; Aktarmalı biniş ücretleri; Tam: 1,65 TL’den 1,85 TL’ye, Öğrenci: 0,50 TL’den 0,55 TL’ye, Sosyal Kart: 0,95 TL’den 1,10 TL’ye yükseltildi. Yeni tarifede aktarmalar, kategorisine göre, vatandaş lehine azalan şekilde yeniden düzenlendi. Aylık Mavi Kart ücretleri; Tam: 185 TL’den 205 TL’ye, Öğrenci: 80 TL’den 85 TL’ye Sosyal Kart: 110 TL’den 125 TL’ye yükseltildi. Yapılan düzenleme ile tam için 180, öğrenci ve indirimli gruplar için 200 biniş hakkının tamamıyla kullanılması durumunda kontörlü yolculuklara göre Aylık Mavi Kart fiyat avantajı sağlıyor. Bir, iki, üç, beş, on geçişlik kartlar ile jeton ücretleri de aşağıdaki şekilde yeniden düzenlendi. Jeton: 5,00 TL Tek geçişlik bilet: 5,00 TL İki geçişlik bilet: 8,00 TL Üç geçişlik bilet: 11,00 TL Beş geçişlik: 17,00 TL On geçişlik: 32,00 TL Metrobüs kademeli geçiş sisteminin yeni tarifeye göre ücretleri aşağıdaki şekilde yeniden düzenlendi. Durak Sayısı       Tam       Öğrenci   İndirimli 1-3                        1,95       1,10      1,45 4-9                        3,00       1,20       1,85 10-15                    3,25       1,25       1,90 16-21                    3,40       1,25       2,00 22-27                    3,50       1,25       2,00 28-33                    3,60        1,25       2,10 34-39                     3,85       1,25       2,10 40+                        3,85       1,25       2,10

SINAV KAYGISI / STRESİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER ?

  ÖSS ve OKS gibi yoğun çalışma gerektiren sınavlarda öğrencilerin çok zorlandıklarını biliyoruz. Peki bu aşırı yüklenmenin sınırı nereye kadar olmalıdır? Aylarca, hatta yıllarca günde 8-10 saate varan çalışmalar, öğrencinin sağlığında, özellikle de ruh sağlığında derin izler bırakabilir mi?   Öğretmenler gibi anne babalar da bu konuda çok katı yaklaşabiliyor. Öğrenciler ne kadar çok çalışırsa, onlar o kadar çok memnun oluyorlar. Ama öğrencilerin ruh sağlığı göz önüne alındığında, zamanın en iyi şekilde değerlendirilmesi ve verimli çalışma önem kazanıyor. Televizyonu, oyunu, sinemayı ya da gezmeyi kısıtlayarak başarıya ulaşmak mümkün değil. Başını kitaptan kaldırmayan öğrencilerin her zaman başarılı olamayacağı herkes tarafından bilinmektedir.   Kaygı, genel olarak olumsuz bir duygu olarak değerlendirilse de aslında hayatımızı sürdürmemiz için son derece gereklidir. Bir miktar kaygı duymazsak ne ders çalışırız, ne sınava gireriz, ne de işe gideriz. Kısaca kaygının az bir miktarı yaşamsal öneme sahiptir. Sınav kaygısı çok eskiden beri yaşanan bir gerçek olmasına karşın batı toplumlarında 1940’lı yıllarda araştırılmaya başlanmıştır.    Amerika Birleşik Devletleri’nde sınav kaygısı ile baş etmek durumunda olan öğrencilerin oranı araştırmalara göre %20 seviyesinde iken, bu rakam bizde %65-70 civarındadır. Dolayısıyla sınav kaygısıyla başa çıkma becerisinin kazandırılması, bizim ülkemiz için çok daha büyük bir önem taşımaktadır.   Sınav Kaygısı Nedir?   Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur. Sınav kaygısı ise; sınav öncesi öğrenilen bilginin sınav sırasında kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun duygu halidir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur. Yoğun duygulanım kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu;   bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir. Sınav kaygısı her yaş grubundan öğrencinin yaşadığı önemli bir problemdir. Sınav kaygısının fiziksel ve duygusal belirtileri neler?   Fiziksel Belirtileri Karın ağrısı, bağırsak hareketlerinde değişme (ishal-kabızlık), mide şikayetleri, Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, hızlı nefes alıp-verme, Terleme, titreme,  Baş ağrısı, baş dönmesi, Huzursuz uyku, kâbus görme, aşırı uyku veya uykusuzluk,  Yorgunluk belirtileri,  Yeme alışkanlıklarında değişme (iştahsızlık veya çok yeme), Organize olamama, konsantrasyon bozuklukları.    Duygusal Belirtileri  Sinirlilik, karamsarlık,  Hayal kırıklığı, korku, yetersizlik hissi Mutsuzluk,  Tedirginlik, endişe,  Beklentilere cevap verememeden kaynaklanan huzursuzluk.   Öğrencinin Sınav Kaygısı Yaşamasının Sebepleri Nelerdir? Aile ve çevrenin yüksek beklenti düzeyi,  Hedefi gözünde büyütme,  Başarısızlık ve sınav sonuçları hakkında saplantılı düşünceler,  Çalışma zamanını dağınık ve plansız kullanma, verimsiz çalışma alışkanlıkları,  Sınavın kötü geçeceğine inanma,  Sınav esnasında yanlış kodlama ve hata yapma düşüncesi,  Sorumlulukları erteleme, Başarısız değerlendirilme korkusu, Dikkati toplayamama ve aşırı heyecanlı olma korkusu.  Yapılan çalışmalarda, sınav kaygısının kuruntu ve duygu olmak üzere iki farklı boyutu olduğu gözlenmiştir. Kuruntu boyutu, sınavla ilgili olarak kendi kendimize söylediğimiz şeylerdir. Duygu boyutu ise sınav baskısı altında iken ortaya çıkan duygusal tepkilerimizdir. Sınav kaygısının kuruntu boyutunun başarıyı daha fazla etkilediği gözlenmektedir. Kuruntu arttıkça başarı düşer. Çünkü, kuruntu daha çok başarısızlık beklentisiyle oluşmaktadır. Ayrıca, sınavla ilgili kuruntusu yüksek çocukların, sınavla ilgilenmek yerine kendileriyle ilgilendikleri, dikkatlerini sınava vermek yerine kendilerine döndükleri gözlenmektedir. Sınav kaygısının beraberinde gelen bir durum da, yetersiz ders çalışma davranışıdır. Sınav kaygısı varsa mutlaka yetersiz ders çalışma becerisi ortaya çıkar. Başarıyı olumsuz yönde etkileyen öğelerin başında ders çalışma becerilerinin yetersizliği gelmektedir.  Sonuç olarak, sınav kaygısı ve yetersiz ders çalışma davranışı birleştiğinde başarısızlığa neden olur. Başarıyı artırmak için etkili ders çalışma yöntemlerinin öğrenilmesinin yanı sıra, sınav kaygısının da azaltılması gerekir.   Çocuğunuzun Sınav Kaygısı Yaşayıp Yaşamadığını Nasıl Anlarsınız? Bunu anlamanız çok kolay olmayabilir. Eğer çocuğunuzun başarısında belirgin bir düşüş var ise, bir sorunu olabilir ve bu sorun sınav kaygısı da olabilir.  Ders çalışmayı sürekli erteliyordur.  Derslerle ilgili konuşmalardan kaçınıyordur veya geçiştiriyordur.  Saatlerce ders çalışıyor, ancak çalıştığı konuyu anlamıyordur.  Kendisinden beklenen başarıyı gösteremiyordur.  Sınavda, terliyor, kalbi sıkışıyor, elleri titriyor, nefesi daralıyor, çok heyecanlanıyordur. Sınavda sürekli başarısız olacağını düşünüyordur. Sınava konsantre olamıyordur.   Sınav Kaygısı Yaşayanla Yaşamayan Kişiler Arasında Ne Fark Var?  Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bu durumları bir tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler. Sınav öncesi ve sonrası fizyolojik uyarım dereceleri aynı olduğu halde, normal düzeyde kaygı yaşayan kişiler, bu uyarımı sınavda daha fazla çaba göstermeye yönelik bir ipucu olarak algılarken, kaygısı yüksek olanlar yaşadıkları endişe yüzünden, bunu olumsuz bir durum olarak görmektedirler.  Buradan da anlaşılacağı gibi, endişe faktörünün (sınav durumuna ve sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentiler) sınav başarısına olan etkisi, uyarılma faktörünün (fizyolojik uyarım sinyalleri) yarattığı etkiden daha fazla engelleyicidir. Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yüksek olan kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrenilenleri sınav sırasında hatırlayamamak olduğunu ortaya çıkarmaktadır.  Ayrıca, kaygısı yüksek olan kişilerin kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları görülmektedir.  Bu bulgular da sonuçtaki düşük performansın, bu kişilerin ders çalışma sürelerindeki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerinin kendilerinde yarattığı, başa çıkılamaz derecedeki kaygıya bağlanabileceğini göstermektedir.  Nasıl Üstesinden Gelinebilir?   Eğer sınav öncesi, sınav sırası ya da sınav sonrasında başa çıkamadığınız bir kaygı duygusu yaşıyorsanız, düşünce tarzınıza ve kendinizle olan diyalogunuza dikkat edin. Aşağıdakilere benzer ifadeler kullanıyor musunuz?  Eyvah, yine sınav yaklaşıyor ve ben çalışmamı yetiştiremeyeceğim. Bu sınavda başarısız olacağım ve herkes aptal olduğumu düşünecek. Çalıştığım halde kendimi yeterli görmüyorum. Zaman kalmadı. Hiç bir şey bilmiyorum, herkes çalışmasını bitirmiştir. Sınav günü geldi ve ben çalışmış olsam da nasıl olsa her şeyi birbirine karıştıracağım. Eğer bu sınavda ortalamanın altında alırsam her şey berbat olur, sınıfta kalabilirim, atılabilirim, hayatım mahvolur. Sınav soruları kolay görünüyor ama herhalde bir şey bilmediğim için bana öyle geliyor. Benden daha iyiler olduğuna göre neden sınav kağıdını ilk ben veriyorum?  Sorular bu kadar kolay olamaz. Ben yanlış anlamış olmalıyım… Eğer bu cümleler sizin kendinize sık sık tekrar ettiğiniz ifadelere benziyorsa genellikle olumsuz ve kendinizi yenilgiye uğratan bir düşünce tarzı içindesiniz demektir. Büyük bir olasılıkla sınav sonrasında kendinizi, bildiklerinizi yapamamakla, dikkatsizlikle, süreyi iyi kullanamamakla ve doğru yaptığınız soruları sonradan değiştirmekle suçlarsınız. Bütün bunlar, gerçek dışı ve olumsuz beklentilerinizin, potansiyelinizi kullanmanıza engel olması sonucunda ortaya çıkar.   İlk Aşamada Sınav Kaygısı ile Başa Çıkmak   Birinci olarak sınavdan önce, sınava iyi hazırlanmış olarak girilmeli, uykusuz ve aç olunmamalı, (kolalı içecekler, çikolata, kırmızı et, baharatlı yiyecekler stresi artırdığı için bu yiyeceklerden kaçınılmalı). Sınav yerine zamanından biraz önce gidilmeli, acele edilmemeli, son ana kadar ders çalışılmamalı, sınavdan önce gevşemeye çalışılmalıdır. İkincisi sınav sırasında; kendi kendinize başaramayacağım, sorular zor olacak, bilmediğim konular çıkacak gibi iç konuşmaları asla yapmayın. Bu var olan kaygınızı paniğe dönüştürecektir. Eğer aşırı bir kaygıya kapılmışsanız bir iki dakika sınavı bırakıp düzgün nefesler alıp vererek, sınavdaki diğer insanlara bakarak yalnız olmadığınızı, herkesin heyecanlı olduğunu düşünün. Sınav başladığı an soruları dikkatlice okuyun, zamanınızı doğru ayarlayın. Rahatlamak için arada bir oturma pozisyonunuzu değiştirin, heyecanlanıp soruyu çözemediğimiz an sorunun yanına işaret koyarak o soruyu geçin. Sınavdan sizden önce çıkanları gördüğünüzde endişelenmeyin son dakikaya kadar zamanınızı kullanın.   Anne-Babalara Düşenler   Herkes başarılı olmak ister. Doğal olarak sizin çocuğunuz da başarılı olmak ister. Sınavlar, başarısız olma riski olan durumlardır. Sınav kaygısının temelinde bu düşünce vardır.  Bunun yanında, en önemli kaygı nedenlerinden birisi de anne-baba ve öğretmen davranışlarıdır.  Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza ders çalışması konusunda yaptığınız baskılar, sınavı kazanamayınca ne        olacağı konusunda verdiğiniz olumsuz örnekler, çocuğunuzun kaygı yaşamasına ve başarısız olmasına neden olabilir.  Sınavlara hazırlanma süreci birçok adayı olgunlaştıran bir süreçtir ve bu konudaki en doğru kararı onlar verecektir. Ayrıca ders çalışma süresinden dinlendirici faaliyetlere kadar hemen her etkinlik, kişiden kişiye değişir.  Öğrencilerin, yarışın son yüz metrelerine girildiği şu günlerde çok bunalmış durumdadır. Yine de isterseniz bir deneyin ve “Bırak artık her şeyi, yeter artık bu kadar çalıştığın” deyin. Size aşırı tepki göstereceklerdir. fiu aşamada onlara yapacağınız en büyük iyilik, sınav hazırlıklarını çok aksatmadıkları sürece mümkün olduğunca az uyarıda bulunmak olmalıdır. Önemli olanın çocuklarınızın ruh sağlığı olduğunu da sakın unutmayın. Bu onların gireceği ne ilk sınav ne de son sınav olacak. Daha önlerinde onlarca sınav var. Zaten hayatın her aşaması ayrı bir sınav değil midir?  Sınav Kaygısı ile Baş Etme Taktikleri   Sınavla ilgili kaygımızı azaltmak için iki türlü çalışma yapabiliriz. Bunlar; zihinsel ve bedensel uygulamadır.    Zihinsel Uygulamalar Kaygımız ve heyecanlanmamıza neden olan duygular düşüncelerimizle şekilleniyor. Unutulmamalı ki, üniversite sınavı hayatta mutlu olmaya, başarılı olmaya giden yollardan sadece biridir. Kaygımızı azaltmak için değiştirmemiz gereken düşünceler şunlardır;  Üniversite sınavı hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için tek yoldur.Mantıklı bir şekilde düşünürsek, üniversite sınavı bizi hayatta başarıya ve mutluluğa götüren yollardan sadece biridir. Tek seçenek değil. Üniversiteyi kazanamasak da farklı alanlarda mutlu ve başarılı olabiliriz.   Sınavı kazanmak zorundayım. Sınavı mutlaka kazanmalıyım.Mutlaka başarmalıyım, “şu okula gitmeliyim “ gibi düşünceler yerine “sınavı kazanmak istemiyorum, şu okula gitmek istiyorum “ şeklinde düşünmeliyiz. -meliyim – malıyım şeklindeki ifadeler, düşünceleri istek olmaktan çıkarıp, yasa haline getirir. Yasalarda bir kesinlik vardır. Oysa bir isteği yerine gelmeyen bir kişinin başka bir isteği yerine gelebilir.   Kazanmazsam mahvolurum, hapı yutarım, komşuların yüzüne nasıl bakarım, ailemin yüzüne nasıl bakarım, çok korkunç olur.Bu gibi düşünceler kesinlikle gerçekle ilişkisi olmayan düşüncelerdir ve bize olumlu yönde hiçbir katkısı yoktur. Daha çok olumlu yönde düşünmeye çalışın. Ben aptalım, ben zaten hiç bir şeyi beceremem demeyin. Bu tip düşünceler hem sizi amacınızdan uzaklaştırır, hem de endişelendirir.  Sınav sonucu benim iyi ya da kötü olduğumu gösterir.Sınav sadece bir bilgi sınavıdır. Sınav başarınızla kişilik değerinizi eş görmeyin. Sınavlarda uygulanan testler; kişilik testler olmayıp bilgi ve başarı testleridir.   Sınavı kazanamamak her şeyin sonu olur.Bu hatalı bir düşünce yapısıdır. Mantıklı bir şekilde sınavı kazanma şansınız çok yüksek bile olsa, kendinize bir başka amaç düşünün. Eğer bu düşünceyi içinize sindirebilirseniz, gayretiniz ve çalışma isteğiniz azalmayacak, ancak elinizi kolunuzu bağlayacak şiddetteki sınav stresinden kurtulmuş olacaksınız.   Bedensel Uygulamalar   Solunum egzersizleri Bedeni kontrol etme yolunda birinci basamak : solunum kontrolü   Nefes Almayı Öğrenmek   Otonom (kendi kendine çalışan) organlarımız olduğunu biliyoruz. Kalbimizin vuruşları, kan basıncımız, beden sıcaklığımız bu sisteme örnektir. Bu organlar veya fonksiyonlar bizim doğrudan denetim ve isteğimiz dışında çalışır. Ancak, eğitim ve egzersizle bu organ ve fonksiyonları kısmen veya bütünüyle kontrol altına almak mümkündür.  Bedeni konrol etme yolundaki ilk adım solunumu kontrol etmektir. Çünkü solunum bir yönüyle, istediğimiz zaman nefes aldığımız, istediğimiz zaman nefesimizi tuttuğumuz için, irademizle yönlendirdiğimiz bir faaliyettir. Ancak diğer taraftan solunum, beyin sapındaki bir merkez tarafından kandaki oksijen ve karbondioksit dengesine göre bütünüyle otonom (kendi kendine) olarak yürüyen bir faaliyettir. Otonom faaliyetleri kontrol etmeye , “solunumu kontrol etmekten” başlamak gerekir. Aynı zamanda doğru ve derin nefes almayı öğrenmek, gevşemeyi öğrenmek yolunda atılan en önemli adımdır. Nefes almanın kendisi bir gevşeme yolu olduğu gibi, bütün gevşeme egzersizleri içinde, egzersizin bir parçası olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca nefes egzersizleri günlük hayatın akışı içinde uygulanması en kolay egzersizdir.   Derin Nefes Almanın Önemi Nedir?   Doğru ve derin nefes almanın kendisinin doğrudan damarları genişletme ve kanın (dolayısıyla oksijenin) bedenin en uç ve en derin noktalarına kadar ulaşmasını sağlama özelliği vardır. Panik atak sırasında kan beden yüzeyinden içeri çekilir ve yüzey sıcaklığı düşer (el ve ayaklarda soğuma hali). Hem stres tepkisinin biyokimyasal maddeleri, hem de gevşemenin biyokimyasal maddeleri bir arada bulunamaz. Bu sebeple doğru ve derin nefes alarak sağlanan değişiklik, özellikle kaygının da dahil olduğu birçok durumda başlayacak olan (veya başlamış olan) tepki zincirini kırmakta veya kaygının şiddetini azaltmaktadır.    İyi Nefesin Özellikleri   İyi nefes; ağır, derin ve sessiz olmalıdır. Bunun için de denge, ölçü ve uyum gerekir. İyi bir nefes yavaş olarak burundan alınır, sessiz olur ve akciğerin bütününü doldurarak diyaframı aşağı iter.   Endüstrileşmiş ve şehirleşmiş toplumlarda yaşayan insanların büyük çoğunluğunun ciğerlerinin dörtte birini veya beşte birini kullandıkları saptanmıştır. Nefes egzersizlerinden amaç, akciğerin bütününü kullanmaktır.   Akciğerinizin üçe bölünmüş olduğunu düşünün. Derin, tam bir nefes, diyaframın aşağı hareket etmesi ve akciğerin en alt bölümünün havayla dolmasıyla başlar. Daha sonra orta bölüm havayla dolar ve göğüs genişler. Son olarak da akciğerin üst bölümü dolar ve omuzlar hafifçe kalkabilir.   Nefes alma egzersizine başlamadan önce sağ avucunuzu göbeğinizin hemen altına, sol elinizi göğsünüzün üstüne (göğüs hizasına) koyun ve gözlerinizi kapatın.  Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. (nefesi verirken ciğerler zorlanmamalı ve nefes itilmeden kendiliğinden çıkmalı.) Ciğer kapasitenizi hayali olarak ikiye bölün ve “biir”, “ikii” diye içinizden sayarak ciğerinizin bütününü doldurun. Kısa bir süre bekleyin, “bir-iki” diye diye sayarak, nefesinizi aldığınızın iki katı sürede boşaltın. Sağ eliniz göğüs kemikleinizin, hareketli bir köprü gibi, yana doğru açıldığını hissetmeli. Yeni bir nefes almadan iki saniye bekleyin. İkinci ve üçüncü maddede yazılanları tekrarlayarak bir derin nefes daha alın ve verin. Egzersizi bir kere daha tekrarlayıncaya kadar mutlaka en az 4-5 normal nefes alın. Eğer derin nefes almaya devam ederseniz bir başdönmesi hissedebilirsiniz.   Relaksasyon Egzersizleri   Gevşeme bedeninizdeki gerilimden sistematik bir şekilde, kurtulmaktır. Derinlemesine gevşediğinizde, motivasyonunuzu ve dikkatinizi yoğunlaştırmayı yitirmeyeceksiniz. Tam tersine bedeninizin neresinde en çok gerilim taşıdığınızın farkına varıp, bu kasları nasıl gevşetebileceğinizi öğreneceksiniz. Hatta, derinlemesine gevşeme için yapılan düzenli alıştırmalar enerjinizi ve üretkenliğinizi artıracaktır.   Uygulama   Şimdi yerinize iyice ve rahatça yerleşin ve herhangi bir tedirginlik hali varsa bir kenara bırakın. Kendinizi gevşetebilme yeteneğini kazandıkça tedirginliğiniz azalıp, yerini gevşemeye bırakacaktır. Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi önce kollarınıza ve özellikle ellerinize çevirin. fiimdi ellerinizi yumruk yapın ve bunu yaparken el ve kollarınızdaki gerilime iyice dikkat edin. fiimdi her iki elinizi de bileklerden, parmak uçları tavanı gösterecek şekilde bükün. Ellerinizin üst kaslarını ve kolunuzun üst tarafını kasarak iyice gerin. Gerilimi hissedin. Ve şimdi gevşeyin kollarınızı eski pozisyonuna getirin. Gerginlik ve gevşeme arasındaki farkı hissedin. Aynı alıştırmaları şu bölgelerde de tekrarlayın.   Kafa:  Alnınızı kırıştırın. Gözlerinizi sıkıca kapayın. Ağzınızı iyice açın, dilinizi damağınıza doğru itin, çenenizi kuvvetlice sıkın.   Boyun: Kafanızı geriye itin. Kafanızı göğsünüze değecekmiş gibi öne eğin. Kafanızı sağ omuzunuza doğru döndürün. Kafanızı sol omuzunuza doğru döndürün.  Omuzlar: Omuzlarınızı kulaklarınıza çekecekmiş gibi yukarı çekin. Sağ omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin. Sol omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin. Bu alıştırmalar da bazı kasları belli bir süre gergin hale getirme, gergin tutma ve yavaş yavaş gevşeterek, gerginlik ve gevşeklik arasındaki farkı hissetmek amaçlıdır. Kaslarınızı gergin halden gevşetirken aynı zamanda içinizden “rahatla ve bırak” deyin. Derin soluk alın. Nefesinizi yavaş yavaş verirken sessizce rahatla ve bırak deyin.  Öğrencilere Önerilerimiz Zamanınızı planlamaya çalışın Kaygı zaman düzensizliklerine yol açar ve bu da kaygıyı daha da arttıran sonuçlara neden olur. Bunu kırmanın yolu, zamanı düzenlemektir. Sınav öncesi telaşla bir şeyler okuma, veya başka aktiviteler gösterme yerine normal ritminizin korumasında yarar vardır. Sabah zamanında kalkmak yapılacak işleri listelemek, programlı olmak yararlıdır. Ek işler üstlenmekten kaçınmak gerekir. Hareket bozukluklarına karşı koymaya çalışın  Gerginlik bizi aşırı hareketliliğe veya donukluğa itebilir. Sınavın çok yaklaştığı günlerde beklenilenin tersine, daha çok ders çalışmak yerine; fizik aktivitelerini arttırmak, eğlenceli sporlara zaman ayırmakta yarar var. En iyi aktivitelerden biri yürümektir. Her gün en az yarım saat yürümek iyi gelebilir.  Kaygıya karşı hoşluklar yaratmaya çalışın Negatif duyguların karşısına pozitifleri koymak önemli bir yöntemdir. Zevk aldığımız şeylere ve hobilerimize hafta içinde en az birkaç saat ayırmalıyız. Sinema ya da açık havaya çıkmak gerginliği azaltır. Enerjiyi ve olumluluğu artırır.  Ekstra sorunlardan kaçının Çatışmalardan kaçmak, sorunları ertelemek, sınav stresinize başka stresler eklememek önemlidir. Beslenmenize dikkat edin  Beslenme düzeni önemlidir.  Şekerli gıdaları aşırı almak yerine düzenli beslenmeli Düşkünlüğü olanlar, sınırlı çikolata ve bunu gibi şekerli gıdalar kullanmalı Rejim yapmak, tersine aşırı beslenmenin yararı olduğuna inanmak yersizdir B vitaminin kullanılması yararlı olabilir. fieker oynamalarını kontrol eder. Yorgunluk hislerini azaltır.   Bedeninize önem verin   Uzun çalışma saatleri ve artan zaman baskısı sonucunda bazı öğrenciler şartları daha fazla zorlayarak çalışma sürelerini arttırmak için bazen kahve çay gibi uyarıcı maddeleri ya da bazı ilaçları kullanırlar. Bu tür uyarıcıların ilk baştan çalışma süresini artırdığı görülebilir. Ancak zaten sınav kaygısı sebebiyle üst düzeyde uyarılmış olan sinir sistemimizin bir de bu tip uyarıcılarla uyarılması doğru değildir. Uyarıcı ilaçlar dışında çok masum kalan çay, kahve gibi içecekler bile ellerde titreme, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk gibi istenmeyen durumlara sebep olabilir. Mümkün olduğunca bu içecekleri kullanmamaya özen gösterin. Daha doğal içecekler meyve suları, bitki çayları önerilebilir.   Uykunuza özen gösterin    Uyku bir ritim meselesidir. Dolayısıyla belli periyotlarda devam eder. Ortalama uyku süresi 11 yaşındakiler için 9-10 saat bu yaştan büyükler için ise 8-8,5 saat arasındadır. Uykumuz iki bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde bedensel, ikinci bölümde ise ruhsal dinlenme gerçekleşmektedir. Bu nedenle gecelik 3-5 saatlik kısa uykunun zihinsel becerilerde bir azalmaya yol açmadığı bu sürenin yeterli olduğu söylenebilir. Ancak bu kısa uykuların sürekli biçimde böyle devam etmesi, öğrenme, mantık yürütme, dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumsuz etkileri başlatmaktadır.  Bazı öğrenciler 8 saatlik uykunun kendileri için gerekli ve zorunlu olduğuna inanırlar ve bu sürenin altında bir süre uyudukları zaman kendilerinin başarısız olacaklarını düşünerek paniğe kapılırlar. Hatta bazen aileler de bu durumu istemeyerek de olsa büyütürler. Sınav öncesi “zaten dün gece de çok az uyumuştun, keşke daha çok uyuyabilseydin, inşallah seni kötü etkilemez” gibi konuşmalarla öğrencinin kaygısını arttırırlar. Burada yapılmaması gereken tek şey sınav öncesi geceyi uykusuz geçirmek.   İlaçlar   Sınavdan bir iki gün öncesine kadar gerginlik ya da uykusuzluk için doktor tavsiyesi ile ilaç kullanabiliriz. Sınavdan bir iki gün önce başlamak bizi beklenmedik yan etkilerin sonuçları ile karşı karşıya bırakır.   Sınav Kaygısıyla Baş Etmemizde Bize Yardımcı Olabilecek İnsanlar   Aile ve yakın arkadaşlar: Bu kişiler bize, gereksinim duyulan sevgiyi, şefkati ve dayanışmayı gösterirler. Onlarla ilişkimizi sıcak tutmak moralimizi yükseltir. Sorun olduğunda başvurabileceğimiz uzman kişiler: Bunlar genellikle sahip olduğunuz sorun ve çözümleri konusunda uzmanlaşmış kişilerdir. Psikologlar rehber öğretmenler vb.  Bizim yaşadığımız sorunları yaşayan kişiler: Sınav kaygısı olan herkes bir diğerini daha kolay anlayabilir. Fikir alışverişinde bulunmak, sorun paylaşmak yalnızlık duygusunu azaltır. Sorunu kişileştirmeyi önler.   Son Söz   Duygularınız, düşünceleriniz ve bedeniniz arasında sizi bile şaşırtacak bir etkileşim vardır. Kaygının zihinsel süreci olan “endişe” ile başa çıkmak için gerçekçi ve olumlu düşünme biçimini benimsemeye çalışırken, bedensel süreci olan “yoğun uyarılma” ile başa çıkmak için de gevşeme egzersizleri yapmayı deneyebilirsiniz. Eğer kendi zihninizin ürettiği bu olumsuz düşüncelerin tutsağı olmaktan kurtulursanız, endişelerinizin azaldığını ve artık bedeninizden gelen sinyalleri de, eskisi kadar olumsuz yorumlamadığınızı göreceksiniz.  Yapacağınız şey, gerçek dışı, kötümser düşüncelerinizi gerçek dışı bir iyimserliğe dönüştürmek değil, yalnızca gerçekçi düşünmektir. Unutmayın; başarıya ulaşmanın ilk aşaması, kişinin kendi potansiyelini doğru değerlendirmesidir. Nelerin eksik olduğuna ve neyi, ne kadar öğrenmeniz gerektiğine ancak gerçekçi bir değerlendirme sonucunda karar verebilirsiniz. 

ERASMUS HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ ?

1. ERASMUS PROGRAMI NEDİR? Erasmus programı, Avrupa’daki yüksek öğretim kurumlarının birbirleri ile çok yönlü işbirliği yapmalarını teşvik etmeye yönelik bir Avrupa Birliği programıdır. Yüksek öğretim kurumlarının birbirleri ile ortak projeler üretip hayata geçirmeleri, kısa süreli öğrenci ve akademik personel değişimi yapabilmeleri için hibe niteliğinde karşılıksız mali destek sağlamaktadır. İsmini, değişik Avrupa ülkelerinde hem öğrenci, hem de akademisyen olarak bulunmuş olmasından dolayı Rönesans Hümanizminin önemli temsilcilerinden biri olan Hollandalı bilim adamı Erasmus'tan (1469–1536) almıştır 2. ERASMUS ÖĞRENCİ DEĞİŞİMİ PROGRAMI NE DEĞİLDİR? 1- Erasmus programı bir "yabancı dil öğrenme programı" değildir. 2- Erasmus programı tam anlamıyla bir "burs" programı değildir. 3- Erasmus programı bir "diploma" programı değildir. 4-Erasmus programı bir araştırma programı değildir 3. ERASMUS ÖĞRENCİ DEĞİŞİMİ (STUDENT EXCHANGE) KAPSAMINDA DESTEKLENEN ETKİNLİKLER NELERDİR? Öğrenci ve öğretim görevlisi değişimleri, Eğitim programlarının geliştirilmesine yönelik işbirlikleri, Müfredat geliştirme projeleri (Curriculum Development-CD) sonucunda elde edilen bilgilerin yaygınlaştırılarak uygulamada kullanılması, Avrupa üniversitelerindeki bölüm ve/veya fakültelerin belirli bir alanda yaptıkları akademik çalışmaları ortaklaşa yürütebilecekleri bilimsel platformların (Thematic Networks) oluşturulması, Dil kursları ve yoğun programlar, Avrupa Kredi Transfer Sisteminin (AKTS) yerleştirilmesi. 4. ERASMUS ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMININ AMACI NEDİR? Programın amacı Avrupa Birliği ülkeleriyle aday ülkelerin yüksek öğretim kurumları arasındaki işbirliğini teşvik edip geliştirerek yükseköğretimde Avrupa boyutunu ön plana çıkarmaktır . Bu amaçla Erasmus programı kapsamında her yıl binlerce öğrenciye ve öğretim görevlisine eğitim ve öğretim faaliyetlerinin bir kısmını yurtdışında geçirme imkanı tanınmakta, bunun yanında ortak araştırma projeleri, yoğun programlar, müfredat geliştirme çalışmaları ve Avrupa çapında Tematik Ağların finansmanı sağlanmaktadır. Erasmus eylemi oluşturulurken hedefler arasında Avrupa'da yüksek öğrenimin kalitesini arttırmak, farklı kültürler ve yaşam biçimlerine karşı toleranslı yaklaşabilme becerisini geliştirmek ve dünyanın en rekabetçi ekonomileri arasında Birlik olarak yer alabilmek için küreselleşme sürecinde istihdam piyasasının niteliklerine uygun eleman yetiştirebilmek amaçlanmıştır 5. ERASMUS ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMIN KAPSAMI NEDİR? Erasmus kapsamındaki çalışmalar etkinlikler şu başlıklar altında toplanmaktadır: , A. ERASMUS 1: AVRUPA İŞBİRLİĞİ PROJELERİ B. ERASMUS 2: ÜLKE MERKEZLİ FAALİYETLER C. ERASMUS 3 - AKADEMİK UZMANLIK AĞLARI(THEMATİC NETWORKS - TN) A. ERASMUS 1: AVRUPA İŞBİRLİĞİ PROJELERİ Avrupa İşbirliği Projeleri kapsamında Müfredat Geliştirme ve Yoğun Programlar yer almaktadır. Bu faaliyetler için başvurular Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği bir kuruma, doğrudan yapılmaktadır. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı başvuru-seçim-finansman aşamalarında hiçbir şekilde yer almamakta; ancak bilgilendirme amaçlı çalışmaktadır. Müfredat Geliştirme Projeleri((Curriculum Development Projects : CD) Yoğun Programlar (Intensive Programmes : IP) ve Dissemination Projects (Yaygınlaştırma Projeleri:DISS) bu kapsama girmektedir. B. ERASMUS 2: ÜLKE MERKEZLİ FAALİYETLER Erasmus Öğrenci ve Öğretim Elemanı Değişimi ve bu değişimlere ilişkin yan faaliyetler (Değişimin Organizasyonu, Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi Çalışmaları, Erasmus Yoğun Dil Kursları) programlardan faydalanan ülkelerde kurulan "ulusal ajanslar" vasıtalarıyla yürütülmektedir. Bu faaliyetlerin başvurularının alınması, başvuruların değerlendirilmesi, kabul edilen faaliyetlere finansman sağlanması işleri ulusal ajanslarca yapılır. C. ERASMUS 3 - AKADEMİK UZMANLIK AĞLARI(THEMATİC NETWORKS - TN) Akademik Uzmanlık Ağı projeleri, ileriye dönük, yüksek öğretimin temel alanlarında bilimsel, eğitimsel ve kurumsal konularda stratejik yansımalar üzerinde çalışılması amacıyla geliştirilmiştir. Genel olarak bir Akademik Uzmanlık Ağının yüksek öğretim kurumları ve diğer ortaklar (akademik organizasyonlar, meslek kurumları) arasında bir işbirliği olduğu söylenebilir. Bir Akademik Uzmanlık Ağında Erasmus programına katılan bütün ülkelerim en az bir kurumla temsil edilmesi gerekmektedir. Ağın temel amacı seçilen akademik disiplin veya çalışma alanının kalite düzeyini yükseltmek ve Avrupa boyutunu tanımlamak ve geliştirmektir. ERASMUS STUDENT EXCHANGE PROGRAMINDAN KİMLER, NASIL FAYDALANABİLİR? Erasmus programı Avrupa Birliği üyesi 27 ülke, Avrupa Birliğine üye olmayıp Avrupa Ekonomik Alanı üyesi İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve Avrupa Birliğine üye olmaya aday Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya için yüksek öğretim kurumlarının istifadesine açıktır. Ülkelerin ilgili resmi kurumlarınca yüksek öğretim kurumu olarak kabul edilen üniversite, enstitü, akademi ve benzeri kurumlar, Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğüne başvurarak Erasmus Üniversite Beyannamesi - EÜB (Erasmus University Charter - EUC) almaya hak kazandıkları takdirde, bu kurumların öğrenci ve akademik personeli Erasmus ve Hayatboyu Öğrenme programı kapsamındaki tüm faaliyetlerden faydalanabilir. 6. ERASMUS PROGRAMINDAN YARARLANMAK İÇİN NE YAPILMASI GEREKİR? Erasmus Programından yararlanmanın ön koşulu okuduğunuz bölüm ile Programa katılan bir başka ülkede bulunan bir üniversitenin ilgili bölümü arasında yapılmış bir kurumlararası anlaşmanın (Interinstitutional Contract) bulunmasıdır. Dolayısıyla Erasmus Programı vasıtasıyla yurtdışında eğitim görmek isteyen öğrenciler öncelikle bölüm veya fakültelerindeki koordinatörleriyle görüşmeli ve yurtdışında değişime gidebilecekleri eğitim kurumları hakkında bilgi edinmelidirler. 7. DEĞİŞİM ÖĞRENCİSİ (EXCHANGE STUDENT) OLARAK SEÇİLMEK İÇİN NE GİBİ ÖZELLİKLERE SAHİP OLMAM GEREKİYOR? A. ERASMUS DEĞİŞİM ÖĞRENCİSİ OLMA KRİTERLERİ 1- Örgün eğitim veren, Erasmus Üniversite Beyannamesi sahibi bir yüksek öğretim kurumunda öğrenci olunması. 2- Önlisans / lisans / yüksek lisans / doktora düzeyinde öğrenci olunması. 3- Önlisans ve lisans öğrencileri için 1. yılın tamamlanması. (hazırlık sınıfları dahil değildir) 4- Öğrencisi olunan bölüme ait kurumlararası anlaşma(lar) bulunması. 5- Ulusal Ajans’ın her yıl akademik yıl başlamadan önce belirlediği ulusal öncelikler ve kriterlere uygun olunması. 6- Daha önce Erasmus öğrencisi olunmaması (bir öğrenci ancak hayatında bir defa Erasmus öğrencisi olabilir). B. 2007/2008 AKADEMİK YILI ÖĞRENİM HAREKETLİLİĞİ FAALİYETİ İÇİN GENEL KRİTERLER: Lisans öğrencileri için asgari 2.00 / 4.00 (70/100) not ortalaması Yüksek lisans ve doktora öğrencileri için asgari 2.50 / 4.00 (75/100) not ortalaması Başvuran öğrencilerin başarı notu hesaplanırken akademik ortalamalarının %45’i, yabancı dil bilgilerinin %45’i ve mülakat sonuçlarının %10’u alınır ve en yüksek puanlı öğrencilerin seçilerek tercihlerine göre yerleştirilir Yabancı dil düzeyini belirlemede kullanılacak yöntem, kurumun aynı kontenjan için başvuruda bulunan bütün öğrencileri için aynı kriteri kullanması kaydıyla, yüksek öğretim kurumlarının kendilerine bırakılmıştır. 8. PARTNER KURUM NE DEMEKTİR? BENİM OKULUMLA İLİŞKİSİ OLMAYAN BİR KURUMA GİDEMEZ MİYİM? Partner kurum, öğrenim görmekte olduğunuz eğitim kurumu ile Erasmus Programı çerçevesinde Kurumlararası Anlaşma (Interinstitutional Contract) vasıtasıyla eşleşmiş bulunan yabancı bir eğitim kurumudur. Değişim öğrencisi olarak bulunmak istediğiniz kurum ile kendi okulunuz arasında böyle bir antlaşma olmaması durumunda Erasmus fonundan finansal destek almanız mümkün olmaz. 9. GİDECEĞİM KURUM İÇİN HARÇ ÖDEMEM GEREKİYOR MU? Hayır. Aslında Erasmus Programının öğrencilerimize sağladığı en önemli avantajlardan biri de bu, çünkü bizim üniversitemizin aksine, özellikle Batı Avrupa ülkelerindeki eğitim kurumlarında normal şartlar altında eğitim görebilmek oldukça yüksek eğitim ücretleri gerektirebiliyor 10. ERASMUS PROGRAMINDAN NE KADAR PARA ALABİLİRİM? Aylık Erasmus hibeleri akademik yıl başlamadan önce ulusal öncelik ve kriterlere göre Merkez tarafından belirlenmektedir. 2007 / 2008 akademik yılında 27 AB üyesi ülke yaşam standartları ve pahalılık endekslerine göre dört farklı gruba ayrılarak, her bir kategorideki ülkeler için aşağıdaki tabloda gösterilen hibe tutarlarının verilmesi uygun bulunmuştur.

MÜLAKATLARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER ?

Mülakatı yapan kişi sizi potansiyel bir çalışan olarak görmek, profesyonel ve kişilik özelliklerinizi tanıyabilmek için, sizde iş ve tanımını, çalışılacak yer, firmanın potansiyeli, faaliyetleri ve geleceği hakkında daha fazla bilgi toplamak için bilgi alışverişinde bulunursunuz. Mülakatta etkili bilgi alışverişinin oluşmaması, mülakat sonrasında hem firma hem de aday açısından uzun vadede çok sakıncalı sonuçlar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bir mülakatının aday için olduğu kadar, mülakatı yapan kişi içinde stresli bir tecrübe olduğu bilinmelidir. Uzmanlar mülakatta başarılı olmanın ilk şartının heyecanın önlenmesi olduğu görüşünde birleşmektedirler. Fakat insanın geleceğini doğrudan etkileyen, maksimum bir saatlik bu tecrübe sırasında, heyecanını önlemesini tavsiye etmek oldukça hayalci görülebilir. Ortaya çıkacak stresle başa çıkmanın tek yolu mülakata her yönüyle hazırlıklı olarak gitmekdir. Mülakatı yapan kişi, sizi ilk gördüğü andan itibaren, dış görünüşünüden sizinle ilgili varsayımlarda bulunacak, sizinle ilgili bir intiba edinecektir ve bu hem mülakat sürecini hem de sonrasını etkileyecektir. Bu mülakatı yapan kişi üzerinde, hakkınızda silinmesi çok zor olan bir ön yargı oluşturacaktır. Teknik olarak konunuza çok hakim olmanızın, tanışmanın ilk dakikalarında ortaya çıkmayacağı gerçeği ile, hakkınızda bu unsur vasıtasıyla edinilen görüşün bütün mülakatı etkileyeceğinin bilincinde olmalısınız. İlk intibanın olumlu olmasını sağlamak için muhakkak uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar: Elbiseleriniz temiz, ütülü ve muhafazakar olmalı, erkek adaylar muhakkak takım elbise, bayanlar ise işe uygun etek ceket tercih etmelidir. Kot pantalon asla giyilmemelidir. Giysiniz ile uyumlu kravat ve aksesuar kullanılmalı, abartılı aksesuardan ve aşırı makyajdan kaçınılmalıdır. Saçlar bakımlı olmalı, ayakkabılar muhakkak boyatılmalıdır. Şahsi temizliğe çok önem verilmeli ve ağır parfümlerden kesinlikle kaçınmalıdır. Mülakata mutlaka zamanında gelmeye önem verilmelidir. Geç kalmak, mazeretiniz ne olursa olsun kaçınılması gereken bir durumdur. İş görüşmesine erken gelmekte adayın heyecanlı olduğunun en belirgin göstergesidir. Ayrıca, mülakata vaktinden önce gelmekle diğer adaylarla karşılaşıp gizliliği tamamen bozabileceğinizi unutmayın. MÜLAKAT HAZIRLIĞI KENDİNİZİ TANIYIN... Herhangi bir iş görüşmesinden önce kendinizi tam anlamı ile tanımaya çalışın. Kendini tanıyan kişinin, profesyonel niteliklerini ve kişilik özelliklerini karşı tarafa daha iyi aktarabildiğini unutmayın. Kesinlikle niteliklerinizi ve tecrübenizi küçümsemeyin. Mülakat öncesinde kendinize sormanız gerekensorular ise: Profesyonel hayattaki amaç ve hedefim nedir? Profesyonel niteliklerim nelerdir? Firma için yararlı olabilecek niteliklerim nelerdir? Pozisyona uygun tecrübem var mı? Zayıf ve güçlü yönlerim nelerdir? Şu anda çalışmakta olduğum iş sahasında mutlu muyum? Bu sorulara kendinizi tatmin edecek cevaplar verdikten sonra yapmanız gereken profesyonel iş hayatınızın her aşamasını, iş değişikliği tarihlerini, iş tanımlarını ve profesyonel başarılarınızı kronolojik olarak gözden geçirmektir . Mülakat sırasında bir iş değiştirme tarihini ve üniversite bitirme derecenizi hatırlayamamak kadar olumsuz puan sağlayan bir unsur olamaz. FİRMAYI TANIYIN... Mülakat sırasında, pozisyonu ve firmayı her yönüyle tanıdığınızı karşı tarafa hissettirmeniz ve bilginizi birtakım örneklerle desteklemeniz size oldukça pozitif destek sağlayacak ve mülakatı yapan yönetici, firmaya ve pozisyona olan ilgi dereceniz konusunda olumlu düşüncelere sahip olacaktır. Çoğu aday mülakata girecekleri firma hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadan mülakata girmekte ve yalnızca bu yüzden olumlu sonuç alamamaktadırlar. Firmayı tanımak için: Internet�ten veya ticaret odalarından firmanın geçmişi ve ekonomik yapısı ile ilgili bilgi toplayın. Firmanın misyonu , piyasa itibarı, pazar payı, başlıca ürün veya hizmet çeşitleri, personel sayısı ve devri ile ilgili bilgi toplayın. Mülakata gitmeden önce firmayı ziyaret ederek, broşür isteyin. Eğer yayınlanmışsa firmanın yıllık raporlarını elde etmeye çalışın. İŞ GÖRÜŞMESİ /MÜLAKAT AŞAMALARI... MÜLAKAT ÖNCESİ... Profesyonelce hazırladığınız, ilan edilen pozisyonlara başvurduğunuz veya �genel başvuru� olarak firmalara gönderdiğiniz özgeçmişiniz, mülakatlara çağrılmanızı sağladı. Bu önemli aşamanın ardından size iş teklifi yapılmasını sağlayacak mülakat süreci öncesinde yapmanız gereken oldukça önemli çalışmalar bulunmaktadır. Bu aşamada yapmanız gerekenler ise kısaca aşağıdaki gibi belirlenebilir. Mülakatı yapacak olan kişinin ismi ve pozisyonu tam olarak bilinmeli ve not alınmalıdır. Mülakat yapılacak yerin tam adresi ve nasıl ulaşılabileceği mülakat öncesi tespit edilmelidir. Ayrıca firmanın telefonu da herhangi bir geç kalma durumu için yanınızda bulunmalıdır. Firma hakkında yapmış olduğunuz araştırma ve sormak istediğiniz sorular ile ilgili notlar yanınızda bulunmalıdır. Kartivizitiniz, yazılı referanslarınız ve özgeçmişinizin bir kaç kopyası yanınızda bulunmalıdır. MÜLAKAT İLE İLGİLİ ÖN YARGILAR ... Mülakatı yapan kişinin adayda görmeyi arzulamadığı, adayların ise genellikle sahip oldukları bazı ön-yargılar bulunmaktadır. Aday için, iş görüşmesinin olumlu sonuçlanmasını sağlamak amacıyla, aşağıda örnekleri verilen ön-yargılardan kaçınması gereklidir. İş görüşmesini yapan kişinin, adayın sadece negatif yönlerini ortaya çıkarmağa çalıştığını varsaymak, Sorulara mülakatı yapan kişinin duymak istediği cevaplar ile karşılık vermenin olumlu sonuç vereceğini düşünmek, Bütün mülakat insiyatifinin mülakatı yapan kişiye bırakılması gerektiğini düşünmek, Pozisyon ve firma ile ilgili bir soru sormanın uygun olmayacağını düşünmek, İşverenin en uygun yerine, en iyi adayı işe alacağına inanmak, MÜLAKAT SIRASINDA... Karşılıklı bilgi alışverişini sağlamanın en etkili yöntemi olan iş görüşmesi sırasında ortaya çıkması arzulanan etkili performans, olumlu davranış biçimi, ön hazırlık ve basit kurallara uyma ile, en üst seviyesine ulaştırılabilir. Bu kurallar gerçekleştirilen her mülakat için aynı ve değişmeyen özellikler taşımaktadır. Mülakat yapılacak yere ulaşmanız ile iş görüşmesine alınacağınız zaman arasında geçen bekleme süresini etrafı gözlemleyerek ve daha önce aldığınız notları tekrarlayarak geçirin. Gözlemleriniz size firmanın yönetim sistemi ve stili hakkında bazı ipuçları verecektir. Mülakat için tespit edilen zamana uyulmuyor ve mülakata alınmak için beklediğiniz süre 15 dakikayı geçiyorsa, bu gecikme size firmanın personele ve zamana verdiği değer konusunda bilgi sağlayacaktır. İş görüşmesinin başında mülakatçı, havayı yumuşatmak için size sohbet niteliğinde sorular sorabilir. Mülakat sırasında mülakatçının yaklaşımı ne olursa olsun resmiyetinizi bozmayın. Kesinlikle mülakatçının ilk ismi ile hitab etmeyin. İş görüşmeleri de giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Mülakatın giriş aşamasında çoğunlukla mülakatçı sizi dinlemeyi arzu eder ve profesyonel niteliklerinize ve tecrübenize yoğunlaşmayı tercih eder. Gelişme aşamasında ise tecrübeniz ve profesyonel nitelikleriniz ile ilgili verdiğiniz cevaplar doğrultusunda sizden daha fazla bilgi toplamaya çalışır. Sonuç aşamasında ise firmayı ve pozisyonu detaylı olarak anlatır. Eğer mülakat performansınız, mülakatı yapan kişi tarafından beğenilirse, sonuç aşamasında pozisyonun maddi imkanlarına da yer verilir. Eğer iş görüşmesi yarım saatten az bir süreyi kapsamışsa, başarılı bir mülakat performansı ortaya koyamadığınızdan emin olabilirsiniz. Sağlıklı bilgi alışverişinin ortaya konulduğu bir iş görüşmesinin en az bir saat sürmesi gereklidir. GÖSTERDİĞİNİZ PERFORMANSINIZI ARTTIRMAK İÇİN GÖRÜŞME SIRASINDA TİTİZLİKLE ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN BAZI TEMEL KURALLAR... Pozitif bir başlangıç için mülakatı yapan kişinin eli uygun biçimde sıkılmalı ve abartılı olmayacak şekilde gülümsenmelidir. İkram edilse bile sigara içilmemelidir. Oturulacak yer gösterilmeden kesinlikle oturulmamalıdır. Mülakat sırasında saate kesinlikle bakılmamalıdır. Mülakatı yapan kişi konuyu açmadan pozisyonun maddi imkanları gündeme getirilmemelidir. Daima göz teması sağlanmalıdır. Dürüst olunmalı ve sorulan sorunun cevabı bilinmiyorsa "bilmiyorum" demekten çekinilmemelidir. Soruya cevap vermeden önce iyice düşünülmelidir Başvurulanişe istekli olunduğu mümkün olduğu oranda gösterilmelidir. Kariyeriniz ile ilgili bilgi saklamaktan ve yanıltıcı bilgi vermekten kaçınılmalıdır. Mülakatı yapan kişiye saygı gösterilmeli fakat asla üstün görülmemelidir. GELENEKSEL MÜLAKAT SORULARI Mülakatlarda çok sık olarak aynı tipteki sorulara yer verilmektedir. Özellikle yapılandırılmamış sohbet şeklinde gelişen mülakatlarda adaya birbirine benzer sorular yöneltilmektedir. Bu sorulara daha önceden yapılacak olan hazırlık, mülakat performansınıza oldukça olumlu etkileycektir ve başarı sağlamanıza yol açacaktır. Klasikleşen bazı mülakat soruları: Zayıf ve güçlü olduğunuz yanlarınız nelerdir ? Bu pozisyonda başarılı olmak için gerekli olan nitelikler nelerdir? Diğer adaylardan farklı olarak bu firmaya sağlayacağınız faydalar nelerdir? başarıyı ve başarısızlığı tanımlayınız. İdeal işinizi tanımlayınız. Şu anda çalışmakta olduğunuz işinizden neden ayrılmak istiyorsunuz veya neden ayrıldınız? Niçin firmamızda çalışmak istiyorsunuz? Kısa ve uzun vadeli kariyer hedefleriniz nelerdir? Eğer işe kabul edilirseniz, birinci ay içerisinde yapacağınız faaliyetler ve getireceğiniz yenilikler nelerdir? Kariyerinizdeki en önemli başarınız nedir? Profesyonel hayatta sizi en fazla ne motive eder? Neden bir firmada bu kadar uzun çalıştınız? Kariyeriniz boyunca bu kadar sık iş değiştirmenizin sebebi nedir? YENİ MEZUNLARA YÖNELTİLEN SORULAR... Profesyonel hayata atılmaya hazırlanan yeni mezunlara yukarıda belirtilen sorulardan ayrı olarak, iş tecrübelerinin azlığı veya yokluğu nedeni ile daha çok eğitimleri ve gelecek planları ile ilgili sorular yöneltilmektedir. Yeni mezunların, aşağıda bazı örnekleri verilen bu tip sorulara hazırlanmaları gerekir. Üniversite eğitiminize devam ederken herhangi bir iş tecrübeniz oldu mu? Mezun olduğunuz bölümü neden seçtiniz? Üniversitede katıldığınız sosyal aktiviteler nelerdir? Bitirme dereceniz ve en çok ilgi duyduğunuz dersler nelerdir? Eğitiminize devam etmeyi arzu ediyormusunuz? Hobileriniz nelerdir? Belirtilen sorulara vereceğiniz cevapları çok detaylı bir şekilde planlayın ve olası cevaplarınızı not alın. Bu notlar mülakat sırasında hazırlıklı olarak cevap vermenizi sağlayacaktır. Ayrıca mülakat sonunda pozisyon, firma ve/veya sektörün teknik özellikleri ile ilgili sormak istediğiniz soruları da önceden hazırlamalısınız. Mülakat sonunda detaylı bilgi almak için kullanılabilecek olan bazı soru örnekleri: Firmanın gelecek planları ve stratejileri nelerdir? Rekabet ile ilgili stratejileri var mı? Pozisyonun potansiyel kariyer ve eğitim planları nelerdir? MÜLAKAT SIRASINDAKİ DAVRANIŞ BİÇİMİNİZ.... Mülakat sırasındaki davranış biçiminiz en az profesyonel nitelikleriniz ve tecrübeniz kadar önemlidir.Davranış biçiminiz mülakatı yapan yöneticiye olumlu bir kişi olup olmadığınız konusunda ipuçları verecek ve kişiliğiniz konusunda kısa sürede karar vermesine yardımcı olacaktır. Ayrıca davranış biçiminiz, firmada çalışan personele ve firmanın kültürel yapısına uyumunuz konusunda fikir verecektir. Eğer, firma ve yöneticiler hakkında herhangi bir şüpheniz varsa veya kafanızda soru işaretleri bulunuyorsa, bu konudaki görüşlerinizi kendinize saklayın. Aksi taktirde daha mülakat sırasında işle ilgili var olan şansınızı kaybedersiniz. Ama mülakat sırasında pozisyonla ilgili kafanızda soru işaretleri oluşursa, sorularınızı hemen yöneltin. Hakkınızda olumlu düşünceler uyandırmak için mülakatın her aşamasında nazik olun ve işe ilginizi mümkün olan oranda ortaya koyun. Eğer başarılı bir mülakat geçirir ve firmanın size bir iş teklifi yapmasını sağlarsanız, firma ve yöneticileri ile ilgili şüphe ve endişelerinizi bu aşamada karşı tarafa aktarmanız ve tatmin edici cevaplar almanız durumunda iş teklifini kabul etmeniz daha uygundur. MÜLAKAT SONU VE SONRASI... Tecrübeniz veya niteliklerinizle ilgili ve söz konusu pozisyonu doğrudan ilgilendiren soruların sorulduğundan emin olun. Eğer ilgili alanda tecrübenizin az olduğu belirtiliyorsa, ilgili alana yakın olan tecrübelerinizi ön plana çıkarmaya çalışın. İşi ne kadar fazla isterseniz isteyin, nitelikleriniz, iş tecrübeniz ve becerileriniz hakkında yalan söylemeyin ve abartıdan kesinlikle uzak durun. Eninde sonunda mutlaka ortaya çıkacaktır. Eğer mülakat sonucunda mülakatı yapan kişinin sizle ilgili görüşlerinin olumlu olduğunu düşünüyorsanız, aşağıda belirtilen soruları sormayı ihmal etmeyin. Gelecek aşamanın ne olacağını ve eğer bir mülakat daha yapılacaksa kimin yapacağı ve mülakatın konusunun (iş teklifi mülakatı gibi) ne olacağını sorun. Kararın nasıl ve kimin tarafından verileceğini tespit etmeye çalışın. Eğer yapılan mülakat son mülakat ise ve bir iş teklifi aşamasına ulaşılmışsa, bu görüşmede maaş ve maddi olanakları konuşabilirsiniz. Buna karşın, eğer mülakatı yapan kişi bu aşamada bile maddi olanakları konuşmayı arzu etmiyorsa, konuyu üstelemeyin. Bunun sebebi, mülakatı yapanın iş teklifini ve koşullarını personel bölümüne sormak istemesinden veya iş teklifini yazılı olarak yapmak istemesinden kaynaklanabilir. Eğer mülakat bir personel danışmanlığı firması aracılığı ile düzenlenmişse, mülakat sonrasında pozisyon ile ilgili düşüncelerinizi ve istediğiniz ücret paketini personel danışmanına aktarınız. Çünkü, özellikle üst düzey ve orta kademe yönetim pozisyonlarda, danışman firma sizin adınıza firma ile çalışma koşulları ile ilgili görüşme yapabilir. Eğer yapılan iş teklifini kabul ederseniz, eski işinizden iyi ilişkilerle ayrılmaya özen gösterin. Ayrılma sebeplerinizi muhakkak açıklayın ve eğer ayrıldığınız firma ile ilgili bir eleştiriniz varsa bunu yapıcı bir şekilde ortaya koyun. MÜLAKAT HAZIRLIK LİSTESİ Mülakatı gerçekleştirecek kişinin ismi, soyadı varsa telefonu, Mülakata alınacağınız yerin tam adresi varsa detaylı tarifi, (Önceden firmanın sekretaryasından temin etmekte büyük fayda vardır) Firma ve pozisyon hakkında yaptığınız araştırmaları içeren küçük notlar, Sormak istediğiniz soruların listesi, Özgeçmişinizin bir kaç kopyası, Kartvizitiniz. MÜLAKAT ÖNCESİ BİR BAŞVURU FORMU DOLDURMANIZ İSTENİRSE NE YAPMALISINIZ? Oldukça yaygın bir davranış olarak ülkemizde, mülakat öncesi adaydan bir başvuru formu doldurması istenir. Doğal olarak pozisyon yükseldikçe firmalar adaydan bu tip bir talepte bulunmazlar. Aslında,daha önce profesyonel bir şekilde hazırladığını özgeçmişiniz sizle ilgili başvuru formunda talep edilenden daha detaylı bilgiyi içermektedir. Bu tip bir durumla karşılaştığınız hallerde, işbirliği içerisinde olduğunuzu belirtmek için bu konuda sizden talepte bulunanlara yardımcı olmanızda fayda vardır. Ülkemizde bazı personel danışmanlığı firmaları, daha önce özgeçmişinizi göndermiş olsanız bile sizden bir form doldurmanızı istemektedirler. Bu durum ancak iş merkezi (Job Center) türü faaliyet gösteren firmaların yaklaşımıdır. Dolayısıyla form uygulaması yapan firmaların hangi seviye personeli hedefledikleri konusunda ipuçları vermektedir. İLK MÜLAKAT SONUNDA YAPILMAMASI GEREKENLER Ücret, izin veya diğer maddi olanakları ilk aşamada kesinlikle sormayın, Mülakatçının sizle ilgili kararını sorarken ısrarcı davranmayın ve daha sonra telefonla konuyu takip etmeye çalışmayın. Çünkü yöneticilerimiz genelde mülakat sonunda adaya, kültürümüz gereği negatif cevap vermekten çekindikleri için telefona çıkmamayı tercih ederler.  

ÖĞRENCİ BURSU VEREN KURULUŞLAR

Üniversite öğrencilerine burs veren vakıflar listesi açıklandı.Öğrenci Bursu Üniversite öğrencilerine burs müjdesi! Maddi durumu yetersiz olduğu için öğrenim hayatında sıkıntı çeken gençlere, hayırsever kurumların, kişilerin ve iş adamlarının kurduğu vakıflar destek oluyor. TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI TOG’un koşulları diğer vakıflardan oldukça farklı… En önemli koşul, haftada en az 4 saat herhangi bir toplumsal sorumluluk projesinde gönüllü olarak yer almak… Türkiye’deki 60 üniversitede ağ kuran TOG’un diğer kriteri akademik başarı… Bursun devamlılığı için öğrencinin başarı devamlılığı esas alınıyor. Ortalama 130 milyon lira burs veriliyor. Geri ödemesi yok. Tel: (0216) 321 89 88 İSTANBUL SANAYİ ODASI VAKFI Eylül’de başvurular alınıyor. Karşılıksız olarak veriliyor. Dilekçe ile başvuru yapılıyor, uygun adaya burs veriliyor. Tel: (0212) 293 54 18 HACI ÖMER SABANCI VAKFI 31 yıldır 24 bini aşkın öğrenciye burs veren vakıf, her yıl bir taban puan belirliyor. Bu yılın puanları henüz belirlenmemiş ama vakfın amacı hem başarılı hem dar gelirli öğrencilerin yüzünü güldürmek… Burs başvuruları 15 Eylül ile 15 Ekim arasında yapılıyor. Kasım ayı sonunda kazananların isimleri açıklanıyor. Vakıf, bursu, yükseköğrenim süresince her yıl 9 aylık bir süre için ve geri ödeme yükümlülüğü ile veriyor. Geri ödeme ise, okulunu bitirip, bir işe giren öğrenciden tam bir yıl sonra 24 ay taksitli olarak alınıyor. Sabancı Vakfı Telefon: 0212 385 8800 İSTANBUL TİCARET ODASI İTO, İstanbul il sınırları içerisindeki devlet üniversitelerinin ekonomi ile ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilere burs veriyor. Burs alabilmek için çeşitli yaş sınırları aranıyor. Öğrencinin başka bir yerden burs almaması koşulu da var. Geri ödemesi yok. Ara sınıf ise alt sınıftan dersinin olmaması gerekiyor. Özel üniversite ve ikinci öğretimde okuyan öğrencilerin başvuruları kabul edilmiyor. Her yıl Ekim-Kasım aylarında başvuru yapılabiliyor. Tel: (0212) 455 60 52 21.YÜZYIL Eğitim ve Kültür Vakfı (YEKÜV) BURS PROGRAMI Kimler Burs Alabilir?
Amacı ülke çocuklarının, gençlerinin ve tüm insanlarımızın eğitsel, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak olan YEKÜV, başarılı fakat eğitimlerini sürdürürken zorlanan ve her yıl belirlenen şartları taşıyan öğrencilere burs imkanı sunuyor. Karşılıksız burs veren kurumlar için haberimizin devamını okuyun. İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ 1 yılı 3.5 not ortalaması ile bitiren öğrenci, sonraki yılı başarı bursuyla okuyor. Yarışmalarda Türkiye’yi temsil edip derece alanlara spor bursu veriliyor. 21. YÜZYIL ANADOLU VAKFI MAHMUTBEY
 21.Yüzyıl Anadolu Vakfı Mahmutbey Yolu cad.No:53 Şirinevler Tel:2126543769 ADEM ÇELİK BEYKENT VAKFI
 Adem Çelik Beykent Eğitim Vakfı Gürpınar E-5 ayrımı Beylikdüzü Tel: 2128721125 A. NİHAT GÖKYİĞİT EĞİTİM SAĞ. KÜLTÜR SAN. VAKFI A.Nihat Gökyiğit Eğitim Sağ. Kültürtür.San. Vakfı Tekfen Sitesi 80600 Etiler BAŞBAKANLIK BURSU İLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN AKKANAT EĞİTİM VE SAĞLIK VAKFI BURSU
 Akkanat Eğitim ve Sağlık Vakfı Bursu
Merkezi İstanbul’da bulunan Akkanat Eğitim ve Sağlık vakfı her yıl yüzlerce üniversite öğrencisine burs veriyor. Adres: Evren Oto Sanayi Sitesi Yanyol 2.Kısım No:6 İstanbul / İSTANBUL
Telefon: 0 212 622 41 00 ABDÜLKADİR ERİS EĞİTİM VAKFI
 Adres: Abdülkadir Eriş Eğitim Ve Sos.Y Vakfı Cumhuriyet cad. No:27 K:4 Taksim ABDURRAHMAN BİLİMLİ KÜLTÜRTÜR SA. SOS. VAKFI
 Abdurrahman Bilimli Eğitim Kültürtür.Sağ.Sos.H Vakfı Davutpaşa cad.Yıldız sok. No:3 Topkapı ALARKO EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI
 Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı -
Önemli Notlar
Burs başvuruları okulların burs ofislerine yapılmalıdır.
ALEV doğrudan burs başvurusu kabul etmemektedir.
Okulların burs ofisleri bildirilen kontenjan kadar öğrenciyi seçer ve ALEV yönetimine iletir. Vakfın Amacı
 Ulusumuzun çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması için toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesinin yükselmesine katkıda bulunmaktır. ALEV, bu amaçla eğitim çağındaki başarılı ve kabiliyetli gençlerin yetişmesi için her yıl “Karşılıksız Burslar” vermektedir. Karşılıksız burs başvuruları detaylarda.. DARENDİLİLER EĞİTİM VAKFI Darendeliler Y.Eğitim Ve Kültür Vakfı ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (O.D.T.Ü.)
 Makina Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü, İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İ.T.Ü.)
 Makina Mühendisliği Bölümü,
İşletme veya Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İnşaat Mühendisliği Bölümü, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ (İ.Ü) 
İşletme Fakültesi,
ANKARA ÜNİVERSİTESİ (A.Ü)
Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü, BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ (B.Ü.) 
Makina Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü, GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ (G.S.Ü)
 Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümüöğrencilerini kapsamaktadır.
Yukarıdaki öğrencilerden lisansüstüne devam edenlerin bursları devam ettirilir. ENSAR VAKFI
 Ensar Vakfı
BURS ÇALIŞMALARI Ensar Vakfı, kuruluşundan bugüne kadar çeşitli üniversitelerde okuyan öğrencilere her ay karşılıksız burs verme faaliyetini sürdüre gelmiştir. Burs alacak öğrencilerin seçiminde; Başarılı olmak ve maddi imkânsızlık içinde olmak gibi şartlar ön planda tutulmaktadır.
Ayrıca Yüksek Lisans ve Doktora yapan öğrencilere de karşılıksız burs verilmektedir. FEVZİ AKKAYA VAKFI Feyzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı, 1980 senesinden bu yana, teknik liseler ve endüstri meslek liselerinde okuyan, maddi durumu müsait olmayan öğrencilere burs vermektedir.
Vakfın burslarından bugüne kadar 50 bini aşkın öğrenci faydalanmıştır.
 Vakıf bursları karşılıksızdır ve bursiyerlere mecburi hizmet koşulu öne sürülmemektedir. Ancak, vakfın bursundan yararlanıp iş hayatına atılanlar, kendileri gibi, en az bir Türk gencine destek vermeyi vicdani bir yükümlülük olarak kabul ederler. DR. ALİ MÜMTAZ GÜRSOY VAKFI
 Dr. Ali Mümtaz Gürsoy Okut Vakfı
Dr. Ali Mümtaz Gürsoy Okut Vakfı
İl: İstanbul
Telefon: (216) 348 75 40
Adres: Kırtasiyeci Sok. Ekşioğlu İşhanı No:11 K:2 D:48 Kadıköy / İstanbul
 İZZET BAYSAL VAKFINDAN BURS ALABİLME ŞARTLARI
 1. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin dört yıllık bölümlerine en yüksek puanla birinci sırada kayıt yaptıran birinci öğretim lisans öğrencilerine vakfımız tarafından burs verilmektedir. 2. Bölüm birincilerinden sonra gelen en yüksek puanlı Bolu’lu bir öğrenciye daha vakfımız burs vermektedir. Bu öğrencilerin, Bolu Merkez İlçe veya diğer İlçe ve köylerinde doğup, buraların nüfusuna kayıtlı olması gerekmektedir. KİBAR EĞİTİM ve SOSYAL YARDIM VAKFI
 İlk, orta, yüksek ve lisansüstü eğitim düzeylerinde okuyan, araştırma ve inceleme yapan yetenekli, maddi olanaktan yoksun çocuklara ve gençlere, burs veriyor. Vakıf toplamda 60 öğrenciye burs veriyor. Üniversite öğrencilerine 12 aylık 85 TL burs verirken, İlköğretim öğrencilerine 75 TL burs veriyor. Burs başvuruları Eylül ayında yapılıyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.kibarholding.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. ŞAHİNLER VAKFI BURSU
 Mali durumu çok zayıf olan belgeleyen öğrencilere burs veren vakıf, hazırlık veya 1. sınıf öğrencileriyle üniversite okuyan kardeşleri olanlara tip, hukuk ve mühendislik fakülteleri öğrencilere öncelik veriliyor. Burs, bir öğretim yıl botunca ve 9 aylık süre ile veriliyor. TADEV
TADEV üniversite öğrencilerine 1995 yılından itibaren karşılıksız burs vermek üzere çalışmalar yapmaktadır. RUMELİ EĞİTİM VAKFI
 Başta Rumeli kökenli ve şehit ailelerinin orta dereceli okullardan mezun olup maddi yetersizliklerden dolayı üniversite veya yüksekokullarda okuma olanağından mahrum kalan öğrencilerin her türlü eğitim, öğretim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için burs vermekteyiz.
Okudukları okullarda parmakla gösterilecek şekilde başarılı olan Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı başarılı öğrencilerimizi ödüllendirmek, maddi ve manevi yönden de destek olmak amacı ile üstün başarı bursları vermekteyiz.
 YUMLU EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI Yumlu Vakfı, maddi imkanları nedeniyle yüksek öğrenimlerine devam etmekte zorluk çeken başarılı öğrenciler için burslar sağlamakta ve sağlanan imkanı desteklemek amacıyla sosyal gelişim konuları da dahil olmak üzere bursiyerlerine özel imkanlar yaratmaya gayret göstermektedir. Başvuru: www.onder.org.tr’de. ESKİŞEHİR SANAYİ ODASI Eskişehir Sanayi Odası: Mühendislik, ekonomi, maliye, işletme ve iş idaresi bölümlerinde okuyan, birinci ve ikinci sınıf üniversite öğrencilerine veriliyor. Telefon: 222 236 03 60 TÜRKİYE DİYANET VAKFI 
 Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışanların yüksek öğretim kurumlarında okuyan çocuklarına burs veriyor. Telefon: 312 – 417 12 35 İSTANBUL TİCARET BORSASI VAKFI
 Marmara veya İstanbul Üniversitesi ekonomi bölümünde okuyan öğrencilere karşılıksız burs veriyor. TÜRK DİL KURUMU LYS’de ilk 2000′e giren öğrencilere aylık 400 TL burs veriyor. KIZILAY GENÇLİK MÜDÜRLÜĞÜ 
0312 430 23 00 Dernekçe verilmekte olan karşılıksız burs yardımları, sosyal himayeye muhtaç, kendi imkânları ile tahsil hayatlarını devam ettiremeyen öğrencilere verilmekte olup öğrencinin başarılı olması ve sınıfta kalmaması gerekmektedir. Burs almaya hak kazanan öğrenciler sınıflarını geçtikleri ve herhangi bir şekilde öğrenimlerine ara vermedikleri takdirde bursları tahsil hayatları boyunca devam etmektedir. SAĞLIK EĞİTİM VAKFI
 0212 512 18 78
Başvuru Ağustos-Eylül aylarında yapılıyor. Ağırlıklı olarak tıp fakültelerindeki öğrenciler tercih ediliyor ve 3′üncü sınıftan sonraki öğrencilere veriliyor. Burs alacaklar not ortalamalarına göre seçiliyor. SEMA YAZAR GENÇLİK VAKFI
 www.semayazar.org.tr /
0312 440 16 16
Başarılı ve sosyoekonomik durumu burs almasını gerektiren üniversite öğrencilerine burs veriyor. Bursun devamı her yıl başarılı olma koşuluna bağlı. Müracaatlar ekim ayı başında sona eriyor. Başvurular vakıftan alınacak formla yapılabiliyor. TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI www.tog.org.tr / 0216 321 89 88 Toplum Gönüllüleri Vakfı 2005-2006 öğrenim yılından başlayarak TC vatandaşı olan öğretmen çocuklarına (devlet ilköğretim, lise ve dengi okullarında görevli veya bu okullardan birinden emekli bir anne ve/veya babanın çocuğu olan) burs sağlamaktadır. YAŞAR EĞİTİM KÜLTÜR VAKFI www.yasar.com.tr/vakif / 0232 482 22 00 Üniversitelerde, yüksek ve ortaöğretim kurumlarında okuyan yetenekli, çalışkan, başarılı ancak maddi olanakları kısıtlı öğrencilere, vakfın Öğrenci Burs Yönetmeliği çerçevesinde tamamen karşılıksız burs verilmektedir. Başvurular eylül – ekim aylarında yapılır.
 Adres : Aliye Şevket Pozcu Eğitim Öğrt Vakfı Paşa Limanı cad. 64/1 Kuzguncuk Üsküdar Tel: 2164922031
Bizim Anadolu Eğitim ve KültürVakfı Bulgurlu Mescit Sok. No:7/1 Üsküdar Tel:2163489653 İSTANBUL TİCARET ODASI BURSLARI
 Ara sınıflardan başvuru yapan öğrencilerde;
¨ Öğrencinin not ortalamasının 4 üzerinden en az 2,25 veya 100 üzerinden en az 60 olması ve bir üstyıla geçiş hakkını kazanmış olması gerekmektedir. Lisans Başvuru Formu
b) Yüksek lisans (master) bursları :
Oda’nın çalışma alanı içinde (İstanbul) bulunan devlet üniversitelerinin İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler, Endüstri ve İşletme Mühendisliği, Siyasal Bilimler Fakülteleri ile dört yıllık Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’nda öğrenim gören yüksek lisans (master) öğrencilerine verilir. ÇORLU TİCARET VE SANAYİ ODASI BURSU
 Çorlu TSO Bursu İçin Aranan Şartlar: 
*Anne ve/veya Babanın vefat etmiş olması (öncelik) ,
 *4 yıllık üniversiteye girmeye hak kazanmış olmak/öğrencisi olmak,
 *Bir önceki döneme ait derslerden geçmiş olmak, 
*Başka bir kurumdan burs almıyor olmak, 
*Ailenin, Çorlu veya Çorlu’nun köylerinde ikamet ediyor olması. 
Yukarıdaki şartlara uymayanların başvuruları kabul edilmeyecektir.
İstenen Evraklar:
 *Çorlu TSO’dan Temin edilecek Başvuru Formu,
*Vukatlı Nüfus Örneği,
*1 Adet Fotoğraf,
*Banka Hesap Numarası,
*Öğrenci Kimlik Belgesi,
*Ailede çalışanlara ait Gelir Durumunu Gösterir Belge,
*Transkript (Bir önceki yıla ait borçlu dersin olmaması). MEHMET ZORLU VAKIF BURSU
 Mehmet Zorlu Vakfı, temel faaliyet alanı olan, eğitime destek çerçevesinde her eğitim döneminde yüzlerce öğrenciye burs vermektedir. Başarı ve ihtiyaç kriteri gözetilerek seçilen bursiyerler, Ekim-Haziran ayları arasında toplam 9 ay süreyle burs almaktadır. TUBİTAK BURSU
 Türkiye’de Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Teknoloji, Tıbbi Bilimler, Tarımsal Bilimler, Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimlerde(*) tezli yüksek lisans yapmakta olan öğrencilere karşılıksız burs verilecektir. TÜBiTAK BURSU BAŞVURU ŞARTLARI İLE İLGİLİ BİLGİ İÇİN TIKLAYIN TEKFEN VAKFI BURSU
 Burslar, başarı oranı yüksek öğrencilere Yönetim Kurulunca yapılacak değerlendirmeye göre verilir. Burstan istifade edebilmek için öğrencinin okuldan, herhangi bir özel kurum ya da kuruluştan başkaca burs almamış olması şarttır. Burs talebinde bulunan adayın, burstan yararlanabilmesi için Tekfen Vakfı Öğrenim Bursu Uygulama Kriterlerinde öngörülen şartlara uyması, Yönetim Kurulunca bursiyerliğinin kabulü gerekir.
Yönetim Kurulu’nun uygun gördüğü sürece bursiyerlerin burs alabilmeleri için öğrenime ara vermemiş olmaları ve öğrenimlerinin aksaksız devam etmesi şarttır. Bursiyerlerin bursunun devamı için, bursiyerin sınıfını hiçbir dersten kalmadan geçmesi ve eğitimini normal sürede bitirmesi şarttır. CAFER SADIK ABALIOĞLU BURSU
 Bu vakıf her yıl üniversite öğrencilerine burs vermektedir. Burs başvurusunu yapabilmek için herhangi bir yerden burs almıyor olmak, bursu yardımına ihtiyacınızın olması, alttan dersinizin olmaması (transkrip istiyorlar) gerekmektedir. Cafer Sadık Eğitim Vakfı sadece belirlemiş olduğu üniversitelerde okuyan öğrencilere burs hizmeti sağlamaktadır. İşte burs başvurusu yapabilecek üniversitelerin isimleri: İstanbul Üni. Hacettepe Üni.
 ODTÜ
 İTÜ 
Boğaziçi Üni. Ege Üni. 
Ankara Üni.
 Yıldız Teknik Üni.
 Marmara Üni.
 9 Eylül Üni.
 Katü
 Pamukkale Üniversitesi Detaylı bilgi için:
Adres: Çamlık Cad. Apt no:9, 2. ve 3. kat Denizli, Kınıklı
Telefon: 0 258 213 43 00
IC İBRAHİÇ ÇEÇEN VAKFI BURSU
 Her yıl olduğu gibi IC İBRAHİM ÇEÇEN VAKFI başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan üniversite öğrencilerine 2011-2012 öğretim yılında da karşılıksız burs verecektir. KARŞILIKSIZ BURS NASIL ALABİLİRİM ELGİNKAN VAKFI
 Vakfımızın burs adaylık ve başvuru şartları.
Maddî İmkânları Yetersiz Olmak
Vakıf bursuna aday olabilmek için öğrencinin maddî imkânlarının yetersiz olduğunu kabul ve beyan etmesi esastır. Bunun için her aday, ailesinin ve kendisinin mal varlığı ve gelir durumunu tam olarak belgelendirmek zorundadır VEHBİ KOÇ BURSU Maddi gücü yetersiz ama yetenekli gençlere eğitimde fırsat eşitliği yaratmak. Vakıf bu nedenle, “okumaya hevesli gençler”i 1969 yılından bu yana verdiği eğitim burslarıyla desteklemekte ve onların topluma yararlı olmalarına imkan sağlamaktadır. Vehbi Koç Vakfı 2008 sonu itibarıyla 40 bine yakın öğrenciye burs vermiştir.
Nitelikler
Meslek lisesi ve üniversite ağırlıklıdır.
Her Alanda Öncü…
Vakıf bugüne dek kamu ve özel kuruluşlar arasında üniversite öğrencilerine en yüksek tutarda burs veren kuruluş olmuştur. Vakfın burslarından her yıl 2.000′e yakın genç yararlanmaktadır. Vehbi Koç Vakfı toplam bursiyer adedi, Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi ile, 10.000 olarak hedeflenmektedir. SABANCI VAKFI LYS’de Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak yine Sabancı Vakfı tarafından burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencilere verilir.Burs başvurusu yapmak isteyen öğrenciler 15 Eylül – 15 Ekim tarihleri arasında öğrenim gördükleri üniversitelerin Öğrenci İşlerine / Burs Ofisine başvuru yaparlar. Üniversite tarafından bursiyerlerin değerlendirilmesi adayların yüksek başarı ve maddi gereksinimi dikkate alınarak yapılır, seçilen bursiyerlerin isimleri Sabancı Vakfı’na bildirilir. TÜRK PETROL VAKFI Muallim Naci Cad. No: 43 Ortaköy Mh. Beşiktaş, İstanbul, TÜRKİYE MİLLİ KÜLTÜR VAKFI Feshane Caddesi, Kızıldeğirmen Sokak No:1 Eyüp 34060 İSTANBUL Tel : +90(212) 417 64 78 – 79 – 80 Faks :+90(212)417 61 85 e-posta : tmkv ttmail.com bilgi tmkv.org.tr BİRLİK VAKFI Yeniçeriler Cad. No: 13 Çemberlitaş Fatih / İSTANBUL Telefon :0(212) 516 41 27 0 (212) 516 41 28 Faks :0 (212) 516 41 29 E-Posta :İnfo@birlikvakfi.org.tr Karşılsız Burs Veren kurumlar ile ilgili bilgiler genel genel haber sitelerinde yayınlana bilgiler örnek alınarak hazırlanmıştır. Not: Yeni Eğitim ve Öğretim yılında Burs Veren Kurumlara ait güncel bilgileri ilgili kurumun resmi web sayfasından edinebilirsiniz. Burslu Okumanın Şifreleri! Vakıf üniversitelerini tercih edecek adayların aklına ilk gelen soru burslar, peki hangi üniversite ne kadar burs veriyor, burs almanın incelikleri neler? Yükseköğretim Kurulu'nun Yeni akademik yılı için üniversitelere vereceği kontenjanlar heyecanla beklenirken, Üniversite Tercih Merkezi (UTM) vakıf üniversitelerinin bursluluk oranları ile ilgili yaptığı çalışmanın ayrıntılarını NTV ile paylaştı. Araştırma, kaynaklarını eğitim için vakfetme taahhüdü ile kurulan vakıf üniversiteleriyle ilgili ilginç detayları ortaya koyuyor. ORTALAMA ORAN % 37,6. Konu ile ilgili görüşüne başvurduğumuz UTM Bilişim Koordinatörü Sinan Ataseven 2014 ÖSYS'de vakıf üniversitelerinde bulunan yaklaşık 134 bin kontenjanın dört farklı bursluluk kategorisine ayrıldığını belirterek, adayların tercihlerini yaparken, %25, %50, %75 ve %100 burslu programlar arasından seçim yapabildiklerini söyledi. Bu bursların adaylar arasında ÖSYM bursu olarak adlandırıldığını hatırlatan Ataseven, bursların sürekliliğinin üniversiteden üniversiteye göre değişiklik gösterebildiğini vurguladı. Çalışmanın detaylarına göre, geçen sene vakıf üniversitelerindeki önlisans (MYO) kontenjanlarında ortalama bursluluk oranı %36.9 iken, lisans kontenjanlarında bu oran %38.1'e tırmanıyor. Tüm kontenjanlar dikkate alındığında vakıf üniversiteleri kapasitelerinin %37,6'sini herhangi bir parasal girdi olmadan yapılandırmış durumdalar. İNDİRİMLE BURS KARIŞTIRILMAMALI Vakıf Üniversitelerinin YÖK kuralları çerçevesinde kontenjanlarında en az %10 bursluluk oranı yakalaması gerektiğini söyleyen Ataseven, bazı vakıf üniversitelerinin, varoluş nedenlerinin doğal gereği olarak yüksek burs vermeyi hedeflediklerini, bazılarının ise ancak yüksek burs oranları ile öğrenci çekmeyi becerebildiklerini hatırlattı. Bazı üniversiteler tarafından adaylara sunulan ilk tercih, peşin ödeme, ana/baba mesleğine dayalı vb indirimlerin burs olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Ataseven, adayları üniversitelerin burs yönergelerini okumaları konusunda uyardı. VERİMLİ İŞLETİLİYORSA YÜKSEK BURS VEREBİLİR Bursluluk konusunda görüşlerine başvurduğumuz Vakıf Üniversiteleri Birliği Genel Sekreteri ve Nişantaşı Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Levent Uysal, 1984 senesinde Bilkent Üniversitesi'nin kurulması ile başlayan süreçte, aradan 30 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen kamuoyunda vakıf üniversitesi kavramının hala anlaşılamamış olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti. "2547 sayılı kanun ve sair mevzuat çerçevesinde ülkemizde özel üniversite kurulamaz. Kamuoyunda özel üniversite olarak bilinenler vakıf üniversiteleridir. Vakıf üniversitelerinin kar etmeleri durumunda bunu eğitim amacıyla kullanmaları zorunluluktur. Bursluluğu da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Bir üniversite, ne kadar etkin yönetiliyor ve verimli işletiliyorsa, o kadar çok kaynak yaratır, o kadar çok burs verebilir. Etkin yönetim becerisi gösteren bir üniversitenin ikinci görevi, hak eden öğrenciye bursu verecek mekanizmaları kurmaktır.

Bu Site DRD İstihtam Hizmetleri LTD ŞTİ'ye aittir.

904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır.Şikayetleriniz için Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunabilirsiniz.İş Kurumu Tel: 0212 249 29 87 Hacı Mimi Mh. Lüleciler Cd. No:4 Beyoğlu/İST.
DRD İstihtam Hizmetleri LTD ŞTİ Türkiye İş Kurumu nun 23.01.2014 tarih ve 448 numaralı izin belgesi ile faaliyet göstermektedir.

2016 © Copyright Ogrenciyeisvar.com